Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2015/727 Esas, 2016/555 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı ile hükmün usul ve yasaya aykırı olarak verildiğine ilişkindir.
1.Suç tarihinde kolluk görevlilerince arama kaydı olan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalar sırasında sanığın bulunması muhtemel adrese gidelerek kimlik ibrazı istenildiğinde sanığın üzerinde kendi fotoğrafı bulunan kardeşi Can Ölmez'in bilgileri ile düzenlendiği anlaşılan suça konu sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği iddia olunmuştur.
2.Sanık aşamalarda üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
3.Soruşturma aşamasında sanığın üzerinde ele geçirilmiş olan nüfus cüzdanı üzerinde yapılan kriminal incelemede; tamamen sahte oluşturulduğu ve aldatma kabiliyetinin olduğu belirtilmiştir.
4.Mahkeme tarafından; sanık savunması, kriminal inceleme ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlenmesinde sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.04.2016 tarihli ve 2015/727 Esas 2016/555 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.