İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2019 tarihli ve 2019/96 Esas, 2019/171 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 17.12.2019 tarihli 2019/1167 Esas, 2019/1239 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.01.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Samsun Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma numaralı evrakında gizli tanık olarak ... kod adı ile ifadesi alınan kişinin sunduğu ... üzerinde yapılan inceleme ve düzenlenen veri inceleme raporuna göre sanığın polis memuru olarak emniyet teşkilatı içerisinde örgüt yapılanmasında EA (FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan polis memurlarından) olarak nitelendirilen kişilerden olduğunun belirtildiğine, yine aynı raporda sanığın örgüt içerisinde zümre başkanının isminin ..., öğretmeninin Yusuf, vekilinin de ... ... isimli 211505 sicil numaralı polis memuru olduğunun belirtildiğine, bu konuda yapılan araştırmada sanık ile veri inceleme raporunda vekili gözüken ... ... ile sanığın 2014-2017 yılları arasında Samsun Emniyet Müdürlüğünde birlikte görev yaptıklarının tespit edildiğine,

3. Sanığın kullandığı GSM hatlarına ilişkin HTS analiz raporuna göre ByLock kullanıcısı olduğu anlaşılan 29 kişi ile irtibatının bulunduğunun ve örgütle iltisaklı Kimse Yok Mu Derneğinden sanığa gelen çok sayıda mesajın bulunduğunun tespit edildiğine,

4. Tanık beyanına göre sanığın sohbet toplantılarına katıldığına,

5. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine,

6. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir.

Polis memuru olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı nedeniyle görevinden ihraç edilen sanığın, dosyadaki mevcut Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması ile FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanması kapsamında ele geçirilen dijital veri inceleme raporunda sanığın tüm liste içerisinde Derece 1 olarak “EA”, Güncel Listede 2015 Mart Alan Kodu “EA” ve Mart Alan Dışı Kodu “0” olarak belirtilen kodlamanın o döneme ilişkin güncelleme yapılmadığı anlamına gelmesi karşısında; öncelikle ... KOD adlı gizli tanıktan ele geçirilen dijital materyalin tam olarak çözümlendiğinin yazılı ve görsel basında yer alması da gözetilerek, kolluk birimlerine sanıkla ilgili olarak yeniden yazı yazılıp sanık hakkında yeni güncel verilere ulaşılıp ulaşılmadığının sorulması, ayrıca anılan raporda zümre başkanı olarak -...- isimli kişinin, öğretmeni olarak -Yusuf- isimli kişinin ve vekil adı olarak - ... ...- isimli kişinin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile, bu kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak sanık hakkında bilgi sahibi olup olmadığına yönelik beyanlarının alınması, anılan tanıklarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahsın tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi, temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan, sanık hakkında etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan M. ... duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmesi ve UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında yeniden araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 17.12.2019 tarihli 2019/1167 Esas, 2019/1239 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2024 tarihinde karar verildi.