Esastan ret

Taraflar arasındaki şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tapu iptal ve tescil ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri ve asli müdahiller vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri ve asli müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ve davalı ...'ın ortağı bulunduğu Emay Mekanik Yapı Taah. İnş. Tesisat San. ve Tic. Ltd. Şti ile arsa sahipleri arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca şirketin uhdesinde kalması gereken bağımsız bölümleri davalı ...'nin mal kaçırmak maksadıyla diğer davalılara bedelsiz tescil ettirdiğini, işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalı ... adına tapuda yapılan 30.07.2019 tarihli devir ve tescil işlemi ile davalı ... adına tapuda yapılan 01.08.2019 tarihli devirlerin ilgili mevzuat uyarınca muvazaa ve hükümsüzlüğünün tespitine, davalı ... adına tapuda kayıtlı Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, 613 ada, 6 parsel üzerindeki 4 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile müvekkilin ortağı bulunduğu Emay Mek. İnş. Ltd. Şirketi adına tapuya tesciline, davalı ... adına tapuda kayıtlı Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, 613 ada, 6 parsel üzerindeki 8 ve 12 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile müvekkilin ortağı bulunduğu Emay Mek. İnş. Ltd. Şirketi adına tapuya tesciline, bunun mümkün olmaması halinde alacağın miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebi artırabilmek kaydıyla 350.000,00 TL belirsiz alacağın TCMB avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Emay Mek. Yap İnş. Ltd. Şirketine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Asli müdahiller vekili müdahale talep dilekçesinde; dava konusu gayrimenkullerin arsa sahipleri ... ve ... ile davalı yüklenici Emay Mekanik Yapı Taah. İnş. Tesisat San. ve Tic. Ltd. Şti arasında Kayseri 1. Noterliği'nden tanzim edilen 01.07.2016 tarih ve 17193 yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi" düzenlendiğini, bu nedenle davaya asli müdahale talebinde bulunduklarını ve Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan yüklenici ile birlikte bu davalılar aleyhine açmış oldukları akdin feshi, tapu iptali ve tescil ile tazminata yönelik davanın işbu dosya için bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.

1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; parasını her iki ortağa birlikte ödeyip bir daire ve dükkân aldıklarını, bunlara ilişkin fatura ve tapu örneklerini dilekçeleri ekinde sunduklarını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın kat karşılığı inşaat çalışmasından kaynaklandığını, şirket içinde ortaklar arasında şirketin yönetimi ve şirketin mallarının tasarrufu ile ilgili ihtilafa dayandığı, davada ileri sürülen taleplerin arabuluculuk kapsamında olduğunu, davacının yapılan satışlardan haberdar olduğunu, davaya konu 4 adet taşınmaza ilişkin satışların gerçek satışlar olup, tahsil edilen bedellerin inşaatın masrafları için harcandığını, netice olarak davacı tarafın iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla gerek dava dışı Emay Mekanik Yapı Taah. İnş. ve Tesisat San. Tic. Ltd. Şti'nin muhasebe kayıtları gerekse Erciyes Vergi Dairesinden dosyaya gelen 17.12.2019 tarihli yazı ekindeki Emay Mek. Yapı İnş. Ltd. Şirketinin BS formlarının tetkikinde dava konusu 4 gayrimenkulün satışına ilişkin satış faturalarının şirketin BS formunda yer aldığı, Ağustos 2019 tarihinde ...'a 2 adet belge karşılığı 198.019,00 TL (KDV hariç) ile ...'a 3 adet belge karşılığı KDV hariç 194.811,00 TL satış yapıldığı, dava konusu edilen taşınmazların devrinin muvazaalı olarak devredildiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, bunun yanı sıra somut olay bakımından inşaat sözleşmesini yapan yüklenicinin dava dışı Emay Mekanik Yapı Taah. İnş.Tesisat San. ve Tic. Ltd.Şti olduğu, davalı ...'ın bu şirketin müdürü olduğu, müdür olarak şirketi temsil ve ilzam yetkisi olduğu, yükümlülükleri kapsamında görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü olduğu, ayrıca yine aynı hüküm gereğince, ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede davalı ...'ın şirketin satışlardan elde ettiği geliri, şirket defterlerine kaydetmek ve iddia ettiği üzere bu satış bedellerinin uygun şekilde şirket adına harcamasını yine kayıtlarında göstermesi gerektiği, söz konusu satışların dava dışı şirket kayıtlarına girdiği ancak bu bedellerin şirket kasasına girdiğini ispatlamaya yönelik dosya arasında dayanak belge bulunmadığı gerekçesiyle celbedilen kayıtlardan davaya konu 4 taşınmazın davalılar ... ile ...'a toplam 350.000,00 TL'ye devrinin yapıldığı gözetilerek davacının tazminat talebinin yerinde olduğu kanaatine varılarak terditli talep olan tazminat talebinin kabulü ile 350.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ve davalı ...'ın ortağı ve yöneticisi olduğu Emay Mekanik Yapı Taah. İnş. ve Tesisat San. Tic. Ltd. Şti'ne ödenmesine, asli müdahiller yönünden tarafları, konusu, dava sebebi aynı olan Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/181 E. (Eski Esas No: 2020/79) sayılı dosyası kapsamında yargılama yapıldığı, davanın derdest olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve asli müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Asli müdahiller vekili dilekçesinde özetle; arsa sahibi olan müvekkillerinin yüklenici şirketin sahipleri olan davalı ... ve ...'e, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yükleniciye verilmesi gerekli olan bağımsız bölümün satışı konusunda yetki verdiklerini, müvekkilleri tarafından böyle bir vekaletnamenin verilmiş olmasının aynı taşınmazların tapularının iptali ile tescilini talep etme hakkını ortadan kaldırmayacağını, çünkü, yüklenicinin dava konusu bağımsız bölümlere hak sahibi olabilmesi için, edimini eksiksiz yerine getirmiş olması gerektiğini, oysa yüklenici edimini yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünden, hem yüklenici ve hem de yükleniciden daire satın alan ve yüklenicinin halefi olan 3.kişiler hak etmedikleri dairelerin tapusunu geri iade etmekle mükellef olduklarını, müdahale talebinin Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/181 E. sayılı dava dosyasındaki birleştirme talebinin, mahkemelerin aynı sıfatta olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine yapıldığını, kararlılık kazanmış Yargıtay içtihatlarına göre, aynı sebepten dava açılması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde, davalar arasında bağlantı olduğunun kabul edilerek davaların birleştirilmesine ya da davaların birleştirilerek görülmesinin mümkün olmaması halinde bekletici mesele yapılması gerektiğini, dilekçelerinin hiçbir yerinde; Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/181 E (Önceki Esas No: 5 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/79 E) sayılı dava dosyasındaki taleplerden, tapu iptal ve tescile ilişkin herhangi bir taleplerinin söz konusu olmadığını, zira 11. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava dosyasında talebin akdin feshi, üç adet bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tescili, geç teslime dayalı kira alacağı ile diğer zararlara ilişkin tazminat alacağına yönelik olduğunu, asli müdahale talebinde; dava konusu edilen bağımsız bölümlerin tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tesciline yönelik bir talep olmadığı halde, eldeki davanın derdestlik nedeniyle reddedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilleri tarafından Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, yüklenici ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye veya geriye etkili olarak fesih edilmesi sonucunda, dava konusu edilen bağımsız bölümlerin yükleniciye kalıp kalmayacağı belirleneceğinden, arsa sahipleri tarafından açılan sözleşmenin feshi davasının sonucunun bu dosya ile doğrudan ilgili olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava konusu taşınmazları, yakınlarına devretme gerekçesini, fili paylaşım olarak nitelendirdiği, yani kendisince şirketten olan alacağını bu şekilde (davalılar üzerine aktararak) tahsil ettiğini, zımni olarak kabul ve ikrar ettiğini, davalının ihtarnamesinde, bir bedel karşılığı sattığını ileri sürmediğini, bedelsiz devir yapmış olsa dahi, kimsenin zararı olmadığını iddia ettiğini, davalılara yapılan devrin gerçek bir devir olmadığını, şirketin yaptığı bu iş için kendi payına düşeceğini umduğu alacağının tahsiline yönelik, hukuksuz devirleri yaptığını kabul ettiğini, diğer davalıların tapudaki resmi senedin aksine, ödemeyi tapuda devir yapan ...'a değil, aynı zamanda tapuda olmayan müvekkiline de ödediklerini iddia ettiklerinden, resmi senette yazan “bedelin tapuda ödendiği" hususunun gerçeği yansıtmadığını kabul ve ikrar ettiklerini, resmi senedin aksine bedelin tapuda hazır bulunan ...'ye değil, iddiaya göre orada bulunmayan müvekkile (başka bir zamanda) ödediklerini iddia ettiklerini, o halde davalıların tapu resmi senedindeki ödeme kaydına dayanamayacaklarını, tapu resmi senedin gerçeği yansıtmadığının kabul edildiği noktada, davalıların harici ödeme iddiasını ispat etmekle mükellef olduklarını, bir vekilin özen ve sadakat yükümlülüğüne tabi olan şirket müdürünün, şirketi temsil ederken dürüstlük, özen ve sadakat kurallarına uygun davranmakla mükellef olduğunu, bu yükümlülüğe aykırı davranışlar vekilin sorumluluğunu doğuracağı gibi, bu aykırı davranışı bilen veya bilmesi lazım gelenler ile kendisinden beklenen özeni göstermeyen kişilerin iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, tapudaki değer ile gerçek değer arasında %90 fark bulunduğu, davalı müdürün bedelsiz devrettiğine dair umni kabulü, davalı kayıt maliklerinin resmi senede aykırı olarak ödemeyi müvekkile yaptıkları savunmasının ispat edilemediği dikkate alındığında, el birliği içinde şirketin zararına işlemde bulundukları tartışmasız olduğunu, bilirkişi tespitine göre dava konusu 4 adet taşınmazın devir tarihi itibariyle değeri 622.000,00 TL olduğunu, tapuda ise bu taşınmazların toplam 350.000,00 TL'ye satıldığı görüldüğünü, satış gerçek olsa ve bedeli davalı ...'ye ödenmiş olsa dahi, şirketin 272.000,00 TL el birliği içinde zarara uğratıldığını, davalı kayıt maliklerinin değerinin yarısına aldıklarını iddia ettikleri taşınmazların gerçek değerinin 622.000,00 TL olduğunu bilmediğini savunamayacaklarını, satış gerçek olsa dahi, şirketin söz konusu miktarda zarara uğratıldığını ve akrabaları olan şirket müdürünün bu işlemi şirket zararına gerçekleştirdiğini bilecek konumda olduklarını, aksini iddia etmek hayatın olağan akışı ile açıklanamayacağını, bu halde Yerel Mahkemenin düşüncesi kabul edilerek, satışın gerçek olduğunun ve 350.000,00 TL tapudaki bedeli diğer davalıya ödediklerinin kabulü halinde dahi, davalı kayıt malikleri, şirket zararı olan 272,000,00 TL açısından sorumlu olduklarını, davalılara göre, resmi senedin aksine bedel müvekkile ve davalı diğer müdüre birlikte ödendiğini, ancak davalılar bedellerin ödendiğine dair, müvekkilin imzasını içeren harici bir belge sunmadıkları gibi başkaca bir belge de sunmayarak, bu savunmalarını ispat edemediğini, yine hayatın olağan akışına uygun olan, malın sahibi kim ise alıcının ödemeyi ona yapacağı hususu olduğunu, davalı kayıt malikleri, davalı müdürün yakın akrabası olması nedeniyle taşınmazların şirkete ait olduğunu bilen kişiler olduğunu, esasen bu hususu kabul ederek, şirketin iki ortağına ödeme yaptıklarını iddia ettiklerini, ödeme iddiasının ispat edilememesi bir yana, şirket hesabı yerine, şirket müdürüne ödeme yapıldığının kabulünde dahi, "kendisinden beklenen özeni göstermeyen" davalıları bu savunmasına bir değer verilemeyeceğini, herhangi bir bedel ödendiğine dair ispat vasıtası sunamayan davalıların, davalı şirket yöneticisi ile muvazaa ilişkisi içinde bulunuğu karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, tapu maliki görünen davalıların iyi niyet iddiasında bulunamayacak kişilerden olmakla ayrıca kötü niyetlilerinin ispatına dahi gerek bulunmadığını, yerel mahkeme muvazaalı devir yoktur derken, taşınmazların devir tarihinde gerçek değerinin 622.000,00 TL olduğunu kabul ederken, davalılara 350.000,00 TL'ye devredildiğini ve şirketin 272.000,00 TL zarara uğradığını, davalıların organik bağ nedeniyle, şirket müdürünün şirket aleyhine işlem yaptığını bilmemesinin mümkün olmayacağını, bu nedenle davalıların elbirliği içinde asgari şirketi 272.000,00 TL zarara uğrattığını gözden kaçırdığını, davalı kayıt maliklerinin 350.000,00 TL diğer davalı (akrabaları olan) ...'ye 350.000,00 TL ödediğinin ancak şirkete aktarılmadığının kabulünde dahi, davalılar ... ve ...'in diğer davalı şirket müdürü ile el birliği içinde, dava dışı şitketi ayrıca 272.000,00 TL zararlandırdığının sabit olduğunu, bu halde, davalı şitket müdürünün münferiden 622.000,00 TL diğer davalılarla birlikte 272,000,00 TL müşterek ve müteselsilen tazminata mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek dava dışı Emay Mekanik Yapı Taahhüt İnşaat Tesisat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden ve müvekkil ortaktan mal kaçırmaya yönelik, muvazaalı ve aynı zamanda suç teşkil eden ... ve işlemlerin ispat edildiği dikkate alınarak; davalı ... adına tapuda yapılan 30.07.2019 tarihli devir ve tescil işlemi ile davalı ... adına tapuda yapılan 01,08.2019 devirlerin hükümsüzlüğünün tespitine, davalı ... adına tapuda kayıtlı Kayseri ili Melikgazi ilçesi 613 ada 6 parsel üzerinde 4 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkilin ortağı bulunduğu Emay Mekanik Yapı Taahhüt İnşaat Tesisat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tapuya tesciline, davalı ... adına tapuda kayıtlı Kayseri ili Melikgazi ilçesi 613 ada 6 parsel üzerinde 5 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkilin ortağı bulunduğu Emay Mekanik Yapı Taahhüt İnşaat Tesisat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tapuya tesciline, davalı ... adına tapuda kayıtlı Kayseri ili Melikgazi ilçesi 613 ada 6 parsel üzerinde 8 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkilin ortağı bulunduğu Emay Mekanik Yapı Taahhüt İnşaat Tesisat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tapuya tesciline, davalı ... adına kayıtlı Kayseri ili Melikgazi ilçesi 613 ada 6 parsel üzerinde 12 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkilin ortağı bulunduğu Emay Mekanik Yapı Taahhüt İnşaat Tesisat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tapuya tesciline, Bunun mümkün olmaması halinde, yani muvazaanın ispat edilemediğinin düşünülmesi halinde, bilirkişi tarafından tespit edilen gerçek satış değeri olan 622.000,00 TL'den, 272.000,00 TL'sinin tapudaki devir tarihlerinden itibaren işleyecek TCMB avans faizi ile birlikte tüm davalılardan (..., ... ve ...'tan) müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkilin ortağı bulunduğu Emay Mekanik Yapı Taahhüt İnşaat Tesisat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ödemmesine, 350.000,00 TL'sinin tapudaki devir tarihlerinden itibaren işleyecek TCMB avans faizi ile birlikte davalı şirket müdürü ...'dan tahsili ile müvekkilin ortağı bulunduğu Emay Mekanik Yapı Taahhüt İnşaat Tesisa; Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında, davacının davalı tarafından diğer davalılara yapılan satışların muvazaalı olduğuna dair iddiasını ispatlayamadığı tespit edildiğini, Mahkemenin davacının muvazaa iddiasına dair tespiti yerinde olduğunu, dava konusu satışlara ilişkin faturalar kesilerek alıcılara verilmiş ve şirket kayıtlarına işlendiğini, nitekim bu husus Mahkemenin de kabulünde olduğunu, davacı tarafın muvazaalı olduğunu iddia ettiği devirlerin yapıldığı günlerde gerek müvekkili gerekse davacı tarafından şirketin kredileri ve kredi kartları ile alakalı ödemeler yapıldığını, ayrıca bu satışlardan alınan paralar ile davacı kendi şahsi kredi borçlarına da ödemeler yaptığını, banka kayıtları incelendiğinde bu durum açıklığa kavuşacak olup temin edilebilen bir kısım belgeler de daha önce tarafımızca dosyaya ibraz edildiğini, fakat Mahkemece ilgili bankalardan kayıtlar getirtilmediğini ve bu konudaki iddialarımız değerlendirilmediğini, Mahkemenin gerekçesinde davalı ...'ın kendi borçlarını bu bedeller ile kapattığı iddiası şirkete karşı sadakat yükümlülüğünün ihlali olur denilse de; ortada müvekkilinin şahsi borçlarını kapatması gibi bir durum olmadığını, yargılama aşamasında, davacının satış bedelleri ile şahsi borçlarını ödediği beyan edildiğini, yani bu iddia davacıya yönelik olarak ileri sürüldüğünü, ancak bu beyanı bilirkişilerce yanlış algılandığını, açıkça itiraz etmelerine rağmen Mahkemece de bu hata dikkate alınmadan gerekçeye yazıldığını, nitekim müvekkilin satış bedelleri ile kendi borçlarını kapattığına dair dosyada ne bir iddia, ne de kanıt mevcut olduğunu, dolayısı ile Mahkemenin gerekçesine bu açıdan da katılmadıklarını, somut olayda davacının şirketin zarar uğratıldığından bahisle dava açma yetkisi de bulunmadığını, ayrıca mevcut deliller ışığında davacı bu konudaki iddiasını da ispatlayamadığını, Mahkemece, davacının tazminata dair talebinin kabulüne karar verilmiş ise de bu talebin dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu hususu göz ardı edildiğini, arabuluculuk yoluna başvurulmadan açılan davanın bu açıdan da reddi gerektiğini, yerel Mahkemece, yargılama sırasındaki itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek istinaf talebinin kabulü ile kararın kabule ilişkin kısmının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili, davalı ... vekili ve asli müdahiller vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve asli müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

3. Asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, davalı şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan ve terditli olarak talep edilen tapu iptal tescil ve tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 644 ve 553 üncü maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ve davalı ...'ın ortağı olduğu dava dışı Emay Mekanik Yapı Taahhüt İnş. ... Ltd. Şti. aleyhine arsa sahipleri tarafından açılan Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/181 E.-2022/262 K. sayılı dosyanın sonucunun 6100 sayılı Kanun'un 165 inci hükmü gereğince bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Açıklanan sebeple ;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli müdahiller yönünden ONANMASINA,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asli müdahillere yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde davacı ve davalılara iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.