MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli ve 2018/220 Esas, 2018/374 sayılı kararı ile;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü ve 62 nci maddesi, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2018/2841 Esas, 2019/1088 sayılı kararı ile;

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.12.2021 tarihli, temyiz isteminin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu belirtilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karardan sonra dosyaya gelen şüpheli ifade tutanakları ve teşhislerinin duruşmada dinlenen tanık beyanları ve diğer delillerin varlığı karşısında sonuca etkili görülmediği, sanığın 08.05.2018 ila 10.05.2018 tarihleri arasında gözaltında kaldığı anlaşılmasına karşın, gerekçeli karar başlığında gözaltı tarihinin sadece ''08.05.2018'' olarak yazılmasının mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği olarak görüldüğü belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiş, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2018/2841 Esas, 2019/1088 sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinini birinci fıkrası uyarınca Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2024 tarihinde karar verildi.