Davacı ... vd vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Petrol Ürn. İnş. Nak. Tur. İhr. İth. San. Tic. Ltd. Şti vd. aleyhine 09/10/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/07/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... Gıda Tekstil Elek. Tur. San. Tic. Ltd. Şti vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar ile diğer davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/09/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü taraflar temyiz etmiştir.
Davacılar, sürücü ... ’ın tam kusur ile sebep olduğu kaza sonucu ölen altı kişi (anne-baba, kardeş, yenge ve yeğenler) nedeni ile manevi tazminat talep etmişlerdir. Dava; ilk olarak sürücü, malik ve işleten aleyhine müşterek müteselsil sorumluluk hükümlerine göre Ümraniye Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, işleten ve malik’in yetki itirazı üzerine davalılar ... Kuyumculuk Ltd.Şti ve ... Ltd.Şti. yönünden yetkisizlik kararları verilmiş, her iki davalının ayrı istemleri nedeni ile Gölova Asliye Hukuk Mahkemesinde davalar ayrı esaslara kaydedilmiş, akabinde her iki dava eldeki dosyada birleştirilmiş ve hüküm kurulmuştur. Sürücü yönünden Ümraniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesince (07/544-09/631) dava kısmen kabul edilmiş, tahsilde tekerrür olmamak üzere her davacı lehine 20.000.-TL manevi tazminata hükmedilmiş ve karar dairemiz tarafından da onanarak kesinleşmiştir. (10/7824) Mahkemece eldeki davada da istem aynı miktar olarak kabul edilmiş ise de her iki davalı yönünden ayrı hüküm kurulmak sureti ile infazda tereddüt oluşacak şekilde ayrı iki tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bunun yanında hükümde “müteselsil sorumlular arasında tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydı” işlenmediği için sürücü aleyhine verilen hüküm ile eldeki davada verilen hükmün ayrı ayrı infazına imkan verilmiş olması da doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacıların tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.