...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten ve tehditten sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne diğer suçlardan beraatine ilişkin (...) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/04/2010 gün ve 11/99 sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1.a) Sanık ... müdafiinin, sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'e hakaret, mağdur ...'i tehdit suçlarından verilen beraat kararlarını temyizde hukuki menfaati bulunmadığından ve gerekçeye yönelik temyiz istemi de bulunmadığından, bu suçlara yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca,
B) Sanık ... hakkında hükmolunan ceza miktarlarına göre, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318.maddesi uyarınca,
Reddine karar verilmiştir.
2. Temyiz kapsamına göre sanık ... hakkında insan öldürmeye teşebbüs ve silahla tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın tehdit suçu ile mağdur ...'ı yaralama eyleminin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde tehdit suçunun niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, haksız tahrikin varlığına, tehdit suçunun sübutuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık ... hakkında mağdur ...'i tehdit suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık ... hakkında mağdur ...'ı öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın olay tarihinden önce mağdur ...'a ait aracı ödünç olarak aldığı ancak vaktinde mağdura teslim etmemesi nedeniyle olay tarihinde yanında arkadaşı tanık ... ile birlikte mağdurun işyerine giderek özür dilemek istediği, mağdur ile aralarında çıkan tartışma sonucunda, sanığın üzerinde taşıdığı bıçakla, mağduru göbeğin 5 cm yukarısında orta hattın solunda, batına nafiz ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak ancak iç organ yaralanmasına sebebiyet vermeyecek şekilde yaraladığı, mağdurun kolluktaki ilk beyanında sanığın bıçakla kendisine vurduktan hemen sonra eylemine son vererek kaçtığını belirtmesi ve sanığın engel bir durum olmamasına rağmen kendiliğinden eylemine son verdiği dikkate alındığında, ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmakla, kasten bıçakla yaralamaktan hüküm kurulması yerine, suçun nitelendirilmesinde hataya düşülerek, öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), bozma nedeni ve tutuklulukta kaldığı süre nazara alınarak sanık ...'in tahliye talebinin kabulü ile sanığın tahliyesine, başka suçtan tutuklu yada hükümlü değil ise derhal salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 20/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.