Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2008 gün ve 2007/122-2008/331 sayılı kararı bozan Daire’nin 26/01/2011 gün ve 2010/853-2011/807 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’nın müvekkili şirketin ortaklığından 24.09.1998 tarihli protokol uyarınca ayrıldığını, anılan protokol uyarınca davalının müvekkilinin oluru olmadan başka bir firma ya da kendi adına müstakilen satış, kiralama, servis, onarım, bakım ve tesis kurma gibi tüm iş ve faaliyetlerde bulunmama yükümlülüğünü üstlendiğini, ancak davalının bu yükümlülüğünü hiçe sayarak diğer davalı şirketi karısına kurdurarak müvekkiline karşı haksız rekabet eylemini işlediğini, müvekkilinin TOMOÇEK A.Ş. ile 03.06.1998-26.10.1999 tarihleri arasında geçerli bir bakım ve onarım sözleşmesi akdederek 180.000 USD ve KDV hizmet bedeli karşılığı 12.000 USD’yi peşin aldığını, geri kalan bedel için de 05.07.1998 tarihinden başlayıp beher ay ödenmek üzere ilk dört adedi 12.000 USD, geri kalan 12 adedi 10.000 USD’lik toplam 16 adet emre muharrer senet düzenlemişken davalının adı geçen şirkete daha ucuz fiyata hizmet teklif etmesi nedeniyle müvekkili şirketi devre dışı bırakarak senetlerin iptal edilmesine neden olduğunu, bu kalemden zararlarının 168.000 USD karşılığı 241.080.000.000 TL olup, ayrıca prestij ve imaj kaybına da neden olunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.000.000 TL maddi ve 5.000.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin diğer davalı ... ile şirket ortağı, çalışanı, taşeronu veya başkaca bir ilişkisi bulunmadığını, davalının eşinin çok kısa bir süre şirket ortağı olmasının davacı tarafla haksız rekabete girilmesi anlamına gelemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin protokole tamamen uyduğunu, diğer davalı şirketle hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin eşinin 02.12.1998 tarihinde kurulan bu şirkette 17.02.1999 tarihine kadar iki ay süre ile ortak olmasının protokol hükümlerinin ihlali ve haksız rekabet teşkil edemeyeceğini, davacının müvekkili ile arasında akdedilen 24.09.1998 tarihli ortaklıktan ayrılma protokolü ile ödemeyi yükümlendiği 80.000 DEM’i ödemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılardan ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.