Mahkumiyet

Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,53/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararının sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.11.2020 tarihli kararıyla, gerekçesiz hüküm kurulması ve savunma hakkının ihlali sebepleriyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1,62,53/6. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, sanığın eylemi ile ölüm olayı arasında illiyet bağının mevcut olmadığına, teşdiden hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, savunma hakkına ve TCK'nın 53. madde hükmünün uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde sanığın idaresindeki yolcu minibüsü ile meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, eğimsiz, düz, asfalt kaplama yol üzerinde bulunan yolcu durağından, önünde duraklayan aracı sollayarak harekete geçtiği sırada sola kontrolsüz manevra ile yola çıkması neticesinde arkasından gelen ...'nun idaresindeki servis aracı ile sanığın aracının sol arka kısımlarına çarptığı, çarpma sonrasında ...'nun savrularak üst geçit direğine çarparak durduğu, olay sebebiyle ağır yaralanan ve hastaneye kaldırılan ...'nun 09/10/2012 tarihinde öldüğü, İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 09/04/2014 tarih ve 2014/1663 sayılı raporuna göre; 11/07/2012 tarihinde meydana gelen kazaya bağlı yaralanma ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu rapor edildiği olayda, tam kusurlu sanık hakkında TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.07.2024 tarihinde karar verildi.