SAYISI: 2022/İHK-30491
SAYISI: K-2022/83062
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası (ZMSS) Poliçesi kapsamında sorumluluğu teminat altına alınan araç ile yaya başvuru sahibinin 12.05.2018 tarihinde karıştığı trafik kazasında başvuru sahibinin yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 298.014,84 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuranın belirsiz alacak davası açmada hukuki menfaatinin bulunmadığını, başvuranın sigorta şirketine eksik belgeler ile başvurmasından ötürü başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, başvuranın aldığı maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini, iyileşme süresinin yerine getirilmediğini, dosyada başvuranın psikolojisi için bir reçetenin veya psikiyatri klinik muayene bulgularının bulunmadığını, heyet yapısının sağlanamadığını, taraflarınca alınan medikal rapor ile başvuranın aldığı maluliyet raporu arasında çelişkilerin bulunduğunu ve bu çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulüne, 298.014,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuranın belirsiz alacak davası açmada hukuki menfaatinin bulunmadığını, başvuranın sigorta şirketine eksik belgeler ile başvurmasından ötürü başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, başvuranın aldığı maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini, iyileşme süresinin yerine getirilmediğini, dosyada başvuranın psikolojisi için bir reçetenin veya psikiyatri klinik muayene bulgularının bulunmadığını, heyet yapısının sağlanamadığını, taraflarınca alınan medikal rapor ile başvuranın aldığı maluliyet raporu arasında çelişkilerin bulunduğunu ve bu çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça dosyaya sunulan 23.01.2021 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Kurulu raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, davacıda oluşan arazın aksiyete bozuklukları- travma sonrası stres bozukluğu olduğunun tespit edildiği, kaza tarihi dikkate alındığında maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiği, ayrıca dosya kapsamında davacının pisikiyatri tedavisi gördüğüne ilişkin belger bulunmadığı gibi, travma sonrası stres bozukluğunun tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceğine ilişkin bilgilere ve kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağına ilişkin de ayrıntılara yer verilmemiş olduğu, kanunun emredici hükmü gereği, başvuru şartının yerine getirilmesi için Genel Şartlarda belirlenen hesap yöntemine uygun belgelerin sigorta şirketine başvuru esnasında ibraz edilmesi gerektiği, sunulan raporun uygulanması gereken yönetmeliğe göre düzenlenmediği göz önüne alındığında, bu raporun tazminat hesabına elverişli olmadığı, dava öncesi yapılan başvuruda, uygun düzenlenmiş bir rapor ibraz edilerek davalıya maluliyet tazminatı yönünden gerçek zararı belirleyip ödeme yapma imkânı tanınmamış olduğundan, geçerli bir başvuru yapılmadan dava açma yoluna gidildiğinin tespit edildiği, açıklanan nedenlerle, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, sigorta şirketine başvuru sırasında uygun hazırlanmış rapor sunulmamış olması sebebiyle başvurunun dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, eksik evrakla başvuru yapıldığına ve maluliyet raporuna yönelik itirazın kabulü gerektiği, bu kabule göre sair itirazların değerlendirilmesine gerek bulunmadığı belirtilerek davalı ... şirketinin, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 08.04.2022 tarih ve K-2022/83062 sayılı kararına karşı yaptığı itirazın kabulüne, itiraza konu kararın kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; HMK'nın 115/2 nci maddesinin "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenlendiğini, somut olayda bu hususun yargılama aşamasında süre verilerek davacının hastaneye sevkini sağlamak suretiyle giderilebilecek bir eksiklik olduğunu, usul ekonomisi gereği, tamamlanabilecek bir eksiklik mevcutsa ilk tercih olarak kesin süre verilmesi gerekirken başvurunun usulden reddedilmiş olmasının açıkça hak kaybına sebebiyet vereceğini, kaldı ki dosyada mevcut ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan raporun yönetmelikteki tüm şartları sağladığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370,371 inci maddeleri, aynı Kanun'un 114 ve 115 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 12.05.2018 tarihinde meydana gelmiş olup hükme esas alınan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği görülmektedir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olmayan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlendiği, hakemlerim kendilerine sunulan evrak üzerinden inceleme yapmakla yükümlü oldukları, Komisyona başvuru öncesinde 2918 sayılı Kanunun 97 nci maddesi kapsamında kaza tarihinde geçerli Yönetmeliğe uygun bir raporla davalı ... şirketine başvuru yapıldığını kabul etmenin mümkün olmadığı, 6100 sayılı Kanunun “Dava şartları” başlıklı 114. maddesinin birinci fıkrasında dava şartlarının sayıldığı, 2918 sayılı Kanunun 97. maddesi ile 5684 sayılı Kanunun 30/13. maddesine göre dava yoluna gitmeden önce gerekli belgelerle birlikte sigorta şirketine başvurulmuş olmasının dava ön şartı olduğu, davacı tarafından kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre düzenlenmiş bir sağlık kurulu raporu ile davalı ... şirketine başvuru yapılmadığından Komisyona başvuru şartlarının mevcut olduğundan söz edilemeyeceği, davacı tarafça Komisyona başvurudan önce kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmiş bir sağlık kurulu raporu ile davalı ... şirketine başvuru yapılmadığı gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2 nci maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda; kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre raporun düzenlenmediği, ancak davacı tarafa HMK'nın 115/2 nci maddesi uyarınca süre verilerek maluliyeti belirleyen raporun temin edilmesi mümkün olduğundan, İtiraz Hakem Heyeti kararına gerekçe yapılan eksikliğin tamamlanabilir olduğu açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere uygun biçimde düzenlenmiş maluliyet raporunun alınması için davacı tarafa makul bir süre verilip raporun temin edilmesi ve davalı yanın diğer itirazları da incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.