Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2007 tarih ve 2005/703-2007/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatife ait arsa üzerinde yapılacak inşaatın mimari projesinin müvekkili tarafından çizildiğini ve inşaatın 2. kata kadar yapıldığını, ancak davalı kooperatifin sahibi olduğu arsayı inşaat ile birlikte davalı ...’e sattığını, davalı ...’in mimari projenin müvekkili tarafından çizildiğini bildiği halde davalı mimar Sadi ile anlaşma yaptığını, davalı ...’nin inşaat üzerinde ölçü alarak yeniden mimari proje çizerek inşaatı tamamladığını ileri sürerek, davalı kooperatif ve ...’den 5.880,00 TL maddi ve davalı ...’den FSEK kapsamında 10.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çizdiği mimari projenin eser niteliğinde olduğu, bu eserin mali haklarının taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre davalı kooperatife ait olduğu, davalı kooperatif tarafından davacıya yapılan ödeme düşüldüğünde davacının 224,00 TL alacaklı olduğu, davacı ile davalı ... arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddinin gerektiği, davalı ...’nin davacıya ait mimari projeyi kendi adına onaylatarak kullanmasının davacının eser üzerindeki manevi haklarını zedelediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 224,00 TL alacağın davalı kooperatiften, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’den tahsiline, davalı ... hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, 5846 sayılı FSEK’den kaynaklanan mali ve manevi haklara ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Somut olayda, davacı, davalı kooperatifin yaptırmış olduğu inşaatlara ait mimari projenin kendisi tarafından hazırlandığını, ancak davalıların bu projeyi izinsiz olarak kullandıklarını, davalı ...’nin mimari projenin altına kendi isim ve imzasını koymak suretiyle kendisine aitmiş gibi göstererek yetkili makamlara sunduğunu ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece, davalı ...’nin davacıya ait mimari projeyi kendi adına kullanmış olduğu kabul edildiği halde maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı ... yetkili makamlardan gerekli izinleri almak üzere davacıya ait mimari projeyi kendisine aitmiş gibi göstererek çoğaltmak suretiyle kullandığına göre, söz konusu eylem başlı başına 5846 sayılı FSEK’in 22. maddesinde düzenlenen çoğaltma hakkının ihlali niteliğinde olup, buna göre mahkemece davacının maddi tazminat isteminin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 58,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.