Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-13.11.2014 tarihinde saat 02.45 sıralarında Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis ekibini gören suça sürüklenen çocuğun, sevk ve idaresindeki 09......3 plakalı motosiklet ile kaçmaya başladığı, kovalamaca neticesinde suça sürüklenen çocuğun motosikleti terk ederek olay yerinden kaçtığı, motosikletin üzerinde yapılan araştırmada şikâyetçinin yetkilisi bulunduğu ... Motorlu Araçlar Tur. Gıd. San. Tic. A.Ş.'ye ait olduğunun tespit edildiği, şikâyetçinin söz konusu motosikletin uzun süredir kullanılmadığını, şirket binasının depo olarak kullanılan bodrum katından çalındığını söylediği, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki 10.12.2014 tarihli beyanında, "Yaklaşık 1 ay kadar önce suça konu motosikleti kimlik bilgilerini bilmediği Mehmet adlı bir şahıstan 100,00 TL'ye aldığını" söylediği, kovuşturma aşamasında ise "Motosikleti 100,00 TL karşılığında ismini hatırlamadığı ve bilmediği bir şahıstan Söke'de satın aldıktan sonra benzinliğe gittiğini, öğrendiği kadarıyla motosikletin üzerinde icra takibi bulunduğunu ve bu nedenle emniyet görevlilerini görünce motosikleti yakalatmamak amacıyla kaçtığını, çalıntı olduğunu bilmediğini" söylediğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun motosikleti satın aldığını belirttiği şahsın açık kimliğini, adresini bilmediği gibi satışı tescile tabi motosikletin satın alınmasına ilişkin bir belge ve fatura sunamadığı, görevlilerce görülmesi üzerine motosikleti bırakarak kaçtığı, aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun eyleminin suç tarihine göre 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen, suç vasfının belirlenmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun'un 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu hâlde, bozmaya istinaden mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 165/1. maddesi gereğince Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, 12.12.2019 tarihli iddianame ile TCK'nın 165/1, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılıp davalar birleştirildikten sonra, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, şikâyetçinin adı bildirilmediğinden, uzlaştırma bürosu tarafından dosyanın iade edilmesi nedeniyle uzlaştırma işlemleri tamamlanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası suça sürüklenen çocuk hakkında kurulacak hükümde 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.