İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2019 tarihli ve 2017/127 Esas, 2019/363 Karar sayılı kararı ile
silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesi, 62 nci ve 63 üncü maddesi, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2019/1653 Esas, 2020/993 Karar sayılı kararı ile

sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.05.2022 tarihli, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık ve müdafinin temyiz sebepleri özetle;

1.Bir kısım tanıkların dinlenilmediğine,

2.Sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

3.Tanıkların bizzat mahkemede dinlenilmesi gerektiğine,

4.Bylock açısından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,

5.Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin yasaya aykırı olduğuna,

6.Sanığın atılı suçu işlediği yönünde yeterli delil bulunmadığına,

7.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiği belirtilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Sanığın temyiz aşamasında ibraz ettiği 24.06.2024 tarihli dilekçesinde, faydalı bilgiler vereceğini, pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de değerlendirilmek suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2019/1653 Esas, 2020/993 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2024 tarihinde karar verildi.