İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2017 tarihli ve 2017/55 Esas, 2017/42 sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.04.2019 tarihli ve 2017/1667 Esas, 2019/1061 sayılı kararı ile bozulması üzerine;
1.Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2019 tarihli ve 2019/118 Esas, 2019/299 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.01.2020 tarihli 2019/1621 Esas, 2020/232 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.01.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,
2. Sanığın örgüt ile ilişkisinin örgüte ait dershaneye gitmesi ile başladığına, üniversite öğrenimi sırasında bu ilişkisini devam ettirerek mezun olana kadar örgüte ait evlerde kaldığına, bu evlerde sohbet adı altında düzenlenen ve örgüt talimatlarının üyelere aktarıldığı toplantılara katıldığına,
3. Öğretmen olan sanığın 17-25 Aralık 2013 süreci sonrası örgüte müzahir Aktif-Sen Sendikasına üye olduğuna, örgütün yayın organlarından Zaman Gazetesini almaya devam ederek çalışmakta olduğu okula götürdüğüne, öğrencilerine örgütün yayın organı tarafından çıkartılan kaynak kitapları aldırdığıne,
4. Sanığın örgüt ile ilişkisini devam ettirdiğine,
5. Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce düzenlenen ByLock sorgulama raporunda sanık adına kayıtlı 05.. ... 5552 nolu telefon hattında "...." User ID numarası ile .... renkli ByLock kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının belirlenmesi bakımından; "...." User ID numarasına ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya getirilerek sanığa ait olup olmadığının araştırılması, sanığa ait olduğunun anlaşılması halinde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, ilgili ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ve istinaf aşamasında dosyaya girdiği anlaşılan Export çözümleme raporunun 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.01.2020 tarihli 2019/1621 Esas, 2020/232 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2024 tarihinde karar verildi.