Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, Kayseri ili Yeşilhisar ... 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu (2613 sayılı Kanun) uyarınca 1973 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 177 ada 25 parsel sayılı 11.583,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davacı ... adına tespit edildikten sonra, Avukat ... ile ... ’ün itirazı üzerine, kadastro komisyonunca; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinden önce Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/63 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduğu ve malikinin mahkemece belirlenmesi gerektiği belirtilerek, malik hanesinin açık bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro komisyon kararının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, "dosyanın 10.10.1974 tarihinde işlemden kaldırılmasından sonra süresi içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına" dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "dava, kadastro tespitine itiraz niteliğinde olup, 2613 sayılı Kanun gereğince Kadastro Mahkemesi sıfatı ile Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, dava tarihinden sonra 10 Ekim 1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında; "Asliye Hukuk Mahkemelerinde bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanununa göre açılan veya müracaata bırakılan davalara, Kadastro Mahkemelerinde bu Kanundaki hükümler doğrultusunda bakılmaya devam olunur," hükmü yer aldığından, anılan Kanun hükmü uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerinin "Kadastro Mahkemesi sıfatı" kalmadığından eldeki davanın Kadastro Mahkemesine devri sağlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmalarıyla birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması" gereğine
değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmaz üzerinde ... ve ... lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, ancak ... adına usulüne uygun bir dava açılmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 177 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tapulama komisyon kararının iptali ile taşınmazın 48 payının Hazine adına; 48 payının ise hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacı ...'den alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.