Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2014 tarihli ve 2013/145 Esas, 2014/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.01.2021 tarihli ve 2017/28867 Esas, 2021/236 Karar sayılı kararı ile katılanların aşamalarda değişmeyen oluşa uygun istikrarlı beyanları, bu anlatımı destekleyen tanık ifadeleri, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın en başından itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek katılanlar aleyhine haksız menfaat temin ettiği, sanığın eyleminin, hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/55 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına, hükmedilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
1. Sanığın 2012 yılı eylül ayında katılan ... ile tanışıp arkadaş olduğu, devamında; kendisinin bir evi olduğunu katılanın da birşeyler koyması durumunda teşvik kredisi alabileceklerini söylemesi üzerine sanığa güvenen katılanın teklifi kabul ederek babası katılan ... ile görüştüğü ve teşvik kredisi için teminat olması amacıyla babasının; taşınmazları için sanığa vekaletname vermesini istediği, katılan ...’in de teklifi kabul etmesi akabinde Bergama'da bulunan taşınmazları için sanığa satış yetkisi içeren vekaletname verdiği; sanığın da satma yetkisini içeren vekaletnameyi kullanarak 02.10.2012 tarihinde bahsi geçen taşınmazları temyiz dışı sanık ...’ye satması şeklindeki eylemi ile en başından itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek katılanlar aleyhine haksız menfaat temin ettiği, sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle cezalandırılması için hakkında kamu davası açıldığı; mahkeme tarafından oluşun iddiaya uygun olduğu değerlendirilmesiyle bozma sonrası sanığın eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabulü ile hakkında temyize konu hüküm kurulmuştur.
2. Sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
Sanığın, katılan ...'in, kayıtlı taşınmazlarını tapuda hile ile temyiz dışı sanık ...'ye satması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek; sanığın eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanık hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/55 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.