HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.Sanık ... hakkında

1.Hatay 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2013 tarihli 2011/770 Esas 2013/112 Karar sayılı ilamı ile imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2021 tarihli 2018/554 Esas 2021/725 Karar sayılı ilamı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verilmtiştir.

B.Sanık ... hakkında

1.Hatay 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2013 tarihli 2011/770 Esas 2013/112 Karar sayılı ilamı ile imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli 2015/594 Esas 2016/76 Karar sayılı ilamı ile hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

3.Hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarihli 2019/5788 Esas 2020/7241 Karar sayılı ilamı bozulmasına müteakip mahkemece yeni esasa kaydedilerek yapılan yargılamada; Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli 2020/2006 Esas 2020/940 Karar sayılı ilamı ile dosyanın Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/554 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

4.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2021 tarihli 2018/554 Esas 2021/725 Karar sayılı ilamı sanığın 5237 sayılı Kanun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

A.Sanık ...'nun temyiz isteminin özetle; dosya kapsamında atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme tedbirlerinin uygulanmadığı, suç tarihinin kararda gösterilmediği, yapıların 2004 yılından sonrasına ait olduğuna dair tespitin usul ve yasaya aykırı olduğu, yapıların 2004 yılından önce yapıldıklarına dair belgeleri ibraz ettiği bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

B.Sanık ...'nun temyiz isteminin özetle; dosya kapsamında atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, yapıların 2004 yılından sonrasına ait olduğuna dair tespitin usul ve yasaya aykırı olduğu, yapıların 2004 yılından önce yapıldıklarına dair belgeleri sanık ...'nun ibraz ettiği, bir eylemden ötürü iki sanık aleyhine ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

C.Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; sanıklar hakkında teşdit yapılmaksızın alt sınırdan hüküm kurulmasının ve indirim yapılmasının yasal olmayan gerekçeye dayandığı, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, erteleme ve paraya çevirme hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olarak uygulandığı bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

Sanıkların kaçak inşaat yaptığının tespit edildiğinden bahisle imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; 02.05.2012 ve 03.01.2013 havale tarihli bilirkişi raporları, tutanaklar, keşif, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanıkların yapmış oldukları yapıların ruhsata tabi olduğu ancak ruhsatsız olarak inşaa edildiği, bu yapıların yapılış tarihi itibariyle 2004 yılından sonrasına ait olduğu kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin eksik gösterilmesinin mahallinde düzeltilir maddi hata olduğu belirlenmiştir.

A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinde
Sanığın eski yapının tavanı çökmesi nedeni ile tadilat yaptığına dair tevilli savunması, dava konusu yapının 2004 yılından sonra yapıldığına dair bilirkişi tespiti ve tüm dosya kapsamı karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkemenin alt sınırdan hüküm tesisi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesindeki takdiri indirim nedeni uygulanmasına dair gerekçesinin yerinde olduğu, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra denetim süresi içerisinde suç işlemesi nedeni ile hükmün açıklandığı gözetildiğinde diğer lehe hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinde

1.Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden
Sanığın kendisine düşen alan üzerinde iki oda büro yaptığına dair tevilli savunması, dava konusu yapının 2004 yılından sonra yapıldığına dair bilirkişi tespiti ve tüm dosya kapsamı karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Mahkemenin alt sınırdan hüküm tesisi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesindeki takdiri indirim nedeni uygulanmasına dair gerekçesinin yerinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Sanık hakkında Hatay 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2013 tarihli 2011/770 Esas 2013/112 Karar sayılı ilamı ile imar kirliliğine neden olma suçundan mahkûmiyet hükmü verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli 2015/594 Esas 2016/76 Karar sayılı ilamı ile hüküm açıklandığı, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci maddesi gereğince; mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarihli 2019/5788 Esas 2020/7241 Karar sayılı bozma ilamından sonra kurulan hükümde sanık hakkında kurulan hükümde 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesine aykırı olacak şekilde hükmolunan cezanın ertelenmesine karar verilmesi nedeni ile karar hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde

Gerekçe bölümünün (B-2) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.