HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak emvalin müsaderesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık süre tutum dilekçesi vermiştir.
Orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde bulunan 5399 m2 ormanlık arazisinin 136 adet yapacak nitelikte kestane ağacının motorlu testere ile kesilmesi suretiyle açıldığı ve yapılan araştırmada suça konu yeri sanığın kullandığının tespiti üzerine sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 91/1-4 ve 93/1-2. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişisi raporunda; suça konu işgal edilen alanda 2014
yılından beri düzenli aralıklarla diri örtü temizliği yapıldığı, ağaçların son 20 ayda fasılalarla kesildiği, yapacak nitelikte olduğu, dikilinden ve motorlu testere ile kesildiği, fen bilirkişi raporunda suç tarihinden önce orman kadastrosunun kesinleştiği belirtilmiştir.
Sanık savunmasında; suça konu yerin kendisine babasından intikal ettiğini, ancak ağaç kesmediğini, araziyi kardeşlerinin kullandığını, ağaçları abisi H. K'nin kestiğini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşifte tanık olarak dinlenen köy ihtiyar heyeti üyesinin beyanıyla suça konu yeri sanığın kullandığı anlaşılmıştır.
Sanık suça konu yerdeki ağaçları abisinin kestiğini ifade etmiş ise de, abisinin nüfus aile kayıt örneğine göre 2007 yılında vefat etmiş olması ile bilirkişi raporu ve suç tutanağına göre ağaçların tutanak tarihinden 1,1-5 yıl öncesine kadar fasılalarla kesildiğinin anlaşılması, mahallinde yapılan keşifte dinlenen tanığın beyanı, suç tutanakları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilip kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bulunan arazide, sanığın 136 adet ağaç keserek açma yapmak suretiyle işgalde bulunduğu belirlenerek sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.