B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2012/2400 Esas, 2014/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2012/2400 Esas, 2014/261 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.11.2017 tarihli ve 2017/22581 Esas, 2017/23101 Karar sayılı kararı ile "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2017/759 Esas, 2018/786 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
4. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi üzerine Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/378 Esas, 2019/1471 Karar sayılı incelemeye konu kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aynı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasına karar verilerek sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.09.2020 tarihli ve 15-2020/41715 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
1. Sanığın temyiz isteği; suçsuz olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiği, tarafına verilen cezanın haksız olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafinin temyiz isteği; mazeret dilekçesi dikkate alınmayarak yokluğunda karar verildiği, savunma hakkının kısıtlandığı, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
3. Katılanın temyiz isteği; sanığa verilen cezanın az olduğu, mağduriyetinin giderilmediği, ertelemesiz ve indirimsiz ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Katılan ...'in adına kayıtl... plaka sayılı aracını satmak üzere ilan verdiği, sanığın aracı satın almak üzere katılan ile irtibata geçtiği, 26.000 TL bedel konusunda anlaştıkları, sanığın katılana bedelin 13.000 TL sini nakit olarak geri kalanı da çek olarak vereceğini beyan ettiği, çeki vermeden önce araç ile kaza olur başımız belaya girer demek suretiyle katılanın elinden Bakırköy 31 Noterliğinin 04/09/2012 gün 22706 yevmiye nosu ile satış vekaletnamesi aldığı, katılana ayrıca 05/10/2012 vadeli lehtar kısmı boş olan 13.000 TL bedelli bonoyu verdiği, sanığın katılandan aldığı satış vekaletnamesine istinaden dava konusu aracın 05/09/2012 tarihinde soruşturma evresinde dinlenen tanık ...'ın vekili olan ...'ye satıldığı, böylece sanığın ödememek üzere ve katılanın da ön yüzüne imzasını almak suretiyle bonoyu verdiği, soruşturma ve yargılama boyunca sanığın katılanın zararınını gidermediği, sanığın aracı aldığı vekaletname ile bir başkasına devir ettikten sonra kayıplara karıştığı böylece sanığın satış bedelinin tümünü ödememek ve katılanın bononun ön yüzüne imzasını almak ile kayıplara karışmak suretiyle katılanı kandırarak kendisi lehine haksız menfaat temin ettiği, sanığın 26.000 TL bedel ile satın aldığı aracı bir gün sonra 21.210 TL bedel ile ... vekili ...'ye satmış olmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği kanaati ile sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görülmekle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ve dosya içerisinde bulunan 22.05.2018 tarihli uzlaştırma raporuna göre, sanık ve katılan arasında yapılan uzlaştırma görüşmeleri neticesinde, sanık ...'ın ediminin taksitler halinde yerine getirilmesinin kararlaştırılması nedeniyle, 25.09.2015 tarihli karar ile Mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Katılan 19.03.2019 tarihli dilekçesi ile uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmediğini beyan etmiştir.
3. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Yerel İlamat Masasının 22.03.2019 tarihli ve 2019/94 sayılı yazıları ile sanığa 22.01.2019 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği, yasal süre zarfında sanık tarafından Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına ödeme yapmak amacı ile başvurulmadığından infaz evraklarının bila infaz iade edildiği bildirilmiştir.
4. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle Mahkeme tarafından, 231 inci maddenin on birinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanarak temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
5. Katılanın beyanları, sanık savunması, ilgili kollukça tutulan tutanaklar, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, uzlaştırma raporu, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Yerel İlamat Masasının yazıları ve diğer deliller dosya arasındadır.
1. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabul gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanın tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/378 Esas, 2019/1471 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafii ile katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.