SUÇLAR: Devletin Birligini ve Ülke Bütünlüğü Bozma, Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Tasarlayarak Öldürme, Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Tasarlayarak Öldürmeye Teşebbüs,
karşı Kasten Öldürme ve 2 kişiye karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs
suçları açısından)
2-10.11.2015 (21 Kişiye karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs suçu
açısından)

İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli 2019/326 Esas, 2019/597 sayılı kararı ile sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3üncü ve 5 inci maddeleri, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile, tasarlayarak, bombalama suretiyle kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (g) bendleri, 3713 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca (3 kez) müebbet hapis cezası ile, tasarlayarak, bombalama suretiyle kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçundan 82inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (g) bendleri, 3713 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca (23 kez) 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 01.06.2021 tarihli 2021/566 Esas, 2021/584 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafilerinin yapmış oldukları istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 21.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle;

1-Müvekkili hakkında verilen kararların hukuka aykırı olduğuna,

2-Müvekkilinin beyanından neler yaptığı gayet açıkken, yargılamaya konu eylemlerin faili olarak değerlendirilemeyeceğine,

3-Müvekkilinin beyanlarına itibar edilmeyerek lehe delillerin toplanmadığına,

4-Müvekkilinin şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın atılı suçları işlediği sabit görülmekle hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1-Dairemizin ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun müstakar ve yerleşik uygulamalarında, TCK’nın 302 nci maddesindeki suçun oluşması için, ülke bütünlüğünü bölmeyi amaçlayan örgütün, amacı doğrultusunda vahim nitelikte olan adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, hendek ve kurulan barikatlarda silahlı nöbet tutulması, insanların gelip geçecekleri yere veya menfezlere patlayıcı madde yerleştirilmesi, yahut örgütsel faaliyet kapsamında ormanların kasten yakılması gibi elverişli eylemlerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; somut olayda sadece patlayıcı madde imal ettiği kabul edilen sanığın; aksi kanıtlanamayan savunmalarında "yola el yapımı patlayıcı madde yerleştirdirmediğini" söylemesi, somut dosya kapsamında da bu konuda şüpheleri ortadan kaldıracak bir tespitin yapılamaması karşısında, öncelikle şüpheye yer bırakmayacak şekilde sanığın yargılamaya konu edilen "yola patlayıcı madde yerleştirme" eylemini tek başına ya da başkaca sanıklarla birlikte gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tespitine çalışılması, böyle bir tespite ulaşılması halinde sanığın eyleminin müşterek fail sıfatı ile devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarına vücut vereceği, aksi halde somut dosya kapsamında sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı, dosya kapsamına yansıyan eylemi de dikkate alınarak belirlenecek cezanın üst sınırdan tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 01.06.2021 tarihli 2021/566 Esas, 2021/584 Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oybirliğiyle BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek tutukluluk halinin devamına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.