Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların müştekiye ait park halindeki aracın depo kapağını sert cisimle kırarak mazot çalmaları biçimindeki eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılması, her iki fıkradaki ceza sürelerinin aynı olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından, sanık ...'in adını kullandığı ... hakkında sanığın iftirasından dönmesinin sözkonusu olmadığı, cezaevinde iken suç ortaklarının sözlü beyanı ile sahte kimlik kullandığına ilişkin istihbari bilgiler sonucunda, sanığın ...'a ait kimlik bilgilerini kullandığı anlaşıldığı halde, iftira suçundan hüküm kurulurken koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK'nın 269/2. maddesi ile sanığın cezasının indirilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 08/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.