Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, tebligatın usulsüz şekilde yapılması nedeniyle eski hale getirme talebinin kabulüyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2010 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, müştekinin soyut iddiası dışında delil bulunmadığına, sanıkta suç işleme kastı olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme hükümlerinin uygulanabileceğine, beraat kararı verilebileceğine, verilen kararın haksız olduğuna ilişkindir.
Dava konusu olay; sanığın, resmi nikahlı eşi olan şikayetçi ile aralarında çıkan tartışma sonrası şikayetçinin işe gitmesini engellediği, yatağa bağlayarak sen artık işe gitmeyeceksin bundan sonra kapıdan dışarı bakmayacaksın dediği, evden çıkmasına engel olmak suretiyle hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
1.Temyiz süresinin geçmesinden doğan sonuçları ortadan kaldırmak üzere başvurulan eski hale getirme talebiyle ilgili olarak değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu anlaşıldığından, mahkemece bu istemle ilgili olarak verilen kararların hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün bilinen son adresine tebliğe çıkarıldığı ancak alıcının adresten ayrıldığından ve muhtarda ikamet kaydı olmadığından iade edilmesi üzerine daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olan bilinen son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesine göre gerekçeli kararın tebliğinin yapılması usulsüz olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine verildiği ve buna göre temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Dava dosyası içeriği, mağdurun aşamalardaki anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanık savunmaları ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, sanık müdafiinin, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, müştekinin soyut iddiası dışında delil bulunmadığına, sanıkta suç işleme kastı olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, beraat kararı verilebileceğine, verilen kararın haksız olduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilerek, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2013 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.