B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2014 tarihli ve 2013/258 Esas, 2014/158 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına adlî para cezasının beş eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir.

2.İstanbul 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2014 tarihli ve 2013/258 Esas, 2014/158 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/20270 Esas, 2017/20878 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2018/45 Esas, 2019/456 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci meddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve adli para cezasının on eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; mahkumiyete esas hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Katılan ile kullanmış olduğu telefondan irtibata geçildiği, arayan kişinin bankadaki hesaplarında oynama olduğunu belirttiği, daha sonra telefonu Savcı...a veriyorum diyerek bir başka kişiye telefonu verdiği, bu kişinin de aynı sözleri tekrarlayarak katılana bildirdiği hesap numarasına para yatırması gerektiğini söylediği, daha sonra yatırdığı bu paranın Maliye tarafından iade edileceğinin belirtildiği, katılanın da bu sözlere itibar ederek 20.000,00 TL kredi çekmek suretiyle belirtilen hesaba parayı yatırdığı, yargılama aşamasında ölen ve hakkında düşme kararı verilen ... ile sanığın birlikte hareket ettikleri, bu şekilde katılanın dolandırıldığı iddiasıyla dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Sanık savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

3. Katılan aşamada ki beyanında; sanıktan şikayetçi olduğunu ve cezalandırılmasını talep etmiştir.

4. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanık ...'in atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2018/45 Esas, 2019/456 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.