Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2009 tarih ve 2009/1162-2009/1873 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetkili hamili olduğu 5 adet çek aslını ibraz ederek 3167 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince sorumlu oldukları miktarın ödenmesi hususunda davalı bankaya yaptıkları müracaatın zamanaşımı gerekçe gösterilerek reddedildiğini, oysa talebin 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ileri sürerek, 1.745 TL’nin her bir çek için gerçekleşen temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekler bakımından müvekkili bankanın sorumluluğunun olmadığını, 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 5 adet çeki süresi içinde muhatap bankaya ibraz ettiği ve karşılıkları bulunmadığı hususunun çeklerin arkasına yazıldığı, davacı vekilinin çek asıllarını ibraz ederek davalı bankaya yaptığı başvurunun zamanaşımı süresinde talepte bulunulmadığı gerekçesiyle reddedildiği, bankaların karşılıksız çıkan çek nedeniyle sorumlu oldukları miktarı ödeme yükümlülüklerinin 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle 1.745 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 85,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.