HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2.Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür (ikinci kez) hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Bu karara karşı şikayetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 22.06.2018 tarihli kararı ile; "... Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına iddianame tebliğ edilip davadan haberdar edilmesi, sonucuna göre talebi halinde, aynı Yasanın 237 ve devamı maddelerine göre davaya katılması hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına davaya katılma ve CMK’nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 22.06.2018 tarihli bozma kararı üzerine Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür (ikinci kez) hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
5.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 26.11.2021 tarih ve 2019/2638 Esas, 2021/1824 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılması ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat hükmü kurularak istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğuna, beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
Dava konusu olay, sanığın, mağdur çocuğa karşı hile kullanarak cinsel saldırı amacıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın, yaşı küçük mağdura karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; "...Cinsel istismar suçunun konusunun katılan mağdurun vücudu olduğu, suçun işlendiği sırada ve işlendiği süreyle sınırlı bir zaman diliminde katılan mağdurun hareket etme olanağının ortadan kaldırılmasının cinsel istismar suçunun unsuru olduğu, zira katılan mağdurun hareket etme olanağını ortadan kaldırmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre sanığın cinsel istismar suçunu gerçekleştirmeye yönelik eylemi dışında katılan mağdurun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir eylemi de bulunmadığından, mevcut haliyle eyleminin sadece cinsel istismar suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı olmakla..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki deliller, sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdur anlatımları, tanık beyanları, anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Bölge Adliye Mahkemesince kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığından, katılan kurum vekilinin, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, katılan ... vekilinin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğuna, beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 26.11.2021 tarih ve 2019/2638 Esas, 2021/1824 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.