MAKTUL: Yeni doğan bebek
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2018 tarihli ve 2016/275 Esas, 2018/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.10.2018 tarihli ve 2018/2521 Esas, 2018/2746 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılan Kurum vekili ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 453/1. maddesinde düzenlenen şerefini kurtarmak amacıyla yeni doğan bebeğini öldüren Safiye'nin suçuna iştirak niteliğinde bulunduğu, ilk derece Mahkemesinin hüküm tarihi itibariyle suçun zamanaşımına uğradığı gözetilerek 765 sayılı Kanun'un 102/3. maddesi gereğince kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2022/58 Esas, 2022/1337 Karar sayılı kararı ile özetle, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve kabule göre de, sanık hakkında 765 sayılı Kanun'un 453. maddesi uyarınca şerefini kurtarmak amacıyla yeni doğan bebeği öldürme suçunun faili olamayacağından nitelikli kasten öldürme suçundan değerlendirme yapılması zorunluluğundan bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/1107 Esas, 2022/1578 Karar sayılı kararı ile katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle, eksik araştırmaya, sanığın suçunun sübuta erdiğine ilişkindir.
1.20.04.2003 tarihinde İzmir ili ... semtinde boş alanda çalılıklar arasında kimliği belli olmayan yeni doğmuş bir erkek bebek cesedinin bulunduğu, otopsi raporuna göre bebeğin canlı olarak doğduğu, yetersiz solunum yapmak suretiyle çok kısa bir süre içerisinde ölmüş olduğunun belirlendiği ancak çürüme bulgularının ilerlemiş olması sebebiyle kesin ölüm nedeninin tespit edilemediği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda eylemin 765 sayılı Kanun'un 453. maddesi kapsamında annesi tarafından şerefini kurtarmak saikiyle yeni doğmuş bulunan çocuğu öldürmek suçunu oluşturduğu, 765 sayılı Kanun'un 102/3. maddesi uyarınca olay failinin tespit edilip yakalanamadığı ve zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığının karar verildiği, 04.04.2014 tarihinde...simli şahsın ihbarda bulunarak, bebeğin annesinin ... olduğunu, 2002 yılında gerçekleşen doğum sonrasında sanık ... ...ın bebeğin ağzını kapatarak havasız bırakmak suretiyle öldürdüğünü beyan etmesi üzerine yapılan soruşturma sonucunda sanık ... hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 2002 yılının Ağustos ayında ...
tarafından evde bir doğum gerçekleştirildiği, 2003 yılında cesedi bulunan bebekten tespit edilen DNA genotipi ile ...'ın kan örneğinden elde edilen DNA genotipinin karşılaştırılmasında, 2003 yılında bulunan bebek cesedinin ...'ın evde dünyaya getirdiği bebek olduğunun anlaşıldığı ancak bebeğin canlı doğup doğmadığı hususunda tanıklar, sanık ve ihbar eden beyanlarının birbiriyle çeliştiği, her ne kadar 2003 tarihli otopsi raporunda bebeğin canlı doğmuş olduğu belirtilmiş ise de çürüme bulgularının ilerlemiş olması sebebiyle kesin ölüm nedeninin tespit edilemediği dikkate alındığında bebeğin hangi aşamada ve ne şekilde öldüğü hususunda tespit yapılamadığı anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı nitelikli kasten öldürme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan Kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/1107 Esas, 2022/1578 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.07.2024 tarihinde karar verildi.