HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan ilk derece Mahkemesince verilen "durma" kararının istinaf edilmediği, yağma suçundan verilen beraat kararı hakkında ise Bölge Adliye Mahkemesince Başvurunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkındaki "adli kontrol kararının kaldırılmasına" ilişkin olduğu anlaşılmakla, bu hususla ilgili Mahkemesince her zaman karar verilebileceği gözetilerek esasa ilişkin inceleme yapılmamıştır.
II.Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Hükmolunan Mahkûmiyet Kararlarına Yönelik Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiilerinin temyiz isteminin bu kapsamda olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1.Sanık ...'in katılanla birlikte olay yerine gittiği, gerek birinci olayda gerek ikinci olayda başından sonuna kadar olaylara hakim konumda olduğu, engelleme imkanı varken engellemediği anlaşılmakla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37. maddesi gereğince fail konumunda bulunduğu halde 39. madde gereğince yardım eden sıfatı bulunduğu kabul edilerek eksik ceza tayini,
2.Her ne kadar 5237 sayılı Kanunu 149/1-d bendinde düzenlenen "yol kesmenin" şartları oluşmadığı halde sanıklar ..., ... ve ... hakkında aynı Yasa'nın 149/1 (d) bendi uygulanarak hüküm kurulmuşsa da sanıkların ilk eylemini işyerinde gerçekleştirdiği aynı maddede düzenlenen "işyerinde yağma" şartının somut olayda oluştuğu anlaşıldığından sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... müdafii tarafından sunulan 29.11.2019 tarihli ödeme makbuzu içeriğine göre katılan adına 2.800,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince " kısmi iade durumunda TCK'nın 168. maddesi gereğince sanık lehine indirim yapılabilmesi için mağdurun rızasının gerektiği, ancak mağdurun zararın karşılanmasını istemediği, sanıkların cezalandırılmasını talep ettiği hususunda Mahkememizde verdiği ifadesi dikkate alındığı kısmi ödemeye rızasının olmadığı anlaşıldığından sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/3 maddesi uygulanması mümkün olmamıştır. " şeklindeki gerekçeyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanmamasına karar verilmişse de katılanın dosya kapsamındaki beyanlarında açıkça kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığının sorulmadığı anlaşılmakla kovuşturma aşamasında yapılan kısmi iade sebebiyle katılandan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı açıkça sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Ceza miktarı bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bartın Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.