Dava dilekçesinde kiracılık sıfatının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmiş ise de; davanın mahiyeti gereği duruşma isteminin reddine karar verildi. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, 30.03.2006 tarihli sözleşme ile Kangal Meslek Yüksekokulu bünyesinde bulunan yemekli öğrenci yurdu ve kantin işletmesini kiraladığını ve faydalı masraflar yaparak yurdu işletmeye açtığını; ancak, çok kısa bir süre sonra, davalı idarenin (Kasım 2006 tarihinde) tek taraflı olarak kira akdini feshettiğini bildirdiğini; oysa, sözleşmenin üç yıl süreli olduğunu ileri sürerek kiracılık sıfatının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; "...davacı ile davalı arasındaki mevcut kira kontratında alt kira sözleşmesi yapma hakkı yasaklanmış bulunduğundan, mecurun üçüncü bir kişiye davalının bilgisi dışında kiralanması nedeniyle" davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen 30.03.2006 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesinin halen geçerli olup olmadığı konusundan kaynaklanmaktadır. Başka bir anlatımla, davacı; dava konusu yerde halen kiracı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmektedir.
HUMK.nun 8/II-1 maddesinde, davanın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler sayılmıştır. Dava, yukarıda belirtilen niteliği itibariyle anılan maddede açıklanan işlerden hiçbirisine dahil değildir.
HUMK.nun 8/1.maddesinde değer veya miktarı (dava tarihi itibariyle) 5910 TL'yi geçmeyen davalara Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağı hükmü getirilmiş olduğundan; davanın değeri (ödenen yıllık kira bedeli-15.550 TL) dikkate alındığında davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece re'sen dikkate alınır.
O halde, mahkemece; davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.