Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun)
288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, temyiz dilekçelerinde gösterilen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmediğinden;
Usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24.01.2022 tarihli ve 2021/857 Esas, 2022/161 Karar sayılı “esastan red” kararına yönelik temyiz itirazlarının esastan reddi ile hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, aynı Kanun'un 7165 sayılı Kanun ile değişik 304 üncü maddesi gereğince, dosyanın Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.