Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın kabulüne dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili ve dahili davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Of ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 26,27,29 ve 30 parsel sayılı sırasıyla 4.423.99; 3.891.55; 5.191,92 ve 88.260,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, sırasıyla ..., ..., ... ve İlyas ... adlarına; 751 ada 1 ve 2 parsel sayılı sırasıyla 1.196,42 ve 1.072,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla ... ve ... adlarına tespit edilmişlerdir.
Davacılar ... ve müşterekleri tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan yüzölçümünün düzeltilmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen, davanın kabulüne ve 103 ada 26 parsel sayılı 4.303,40 metrekare yüzölçümü taşınmazın, 103 ada 27 parsel sayılı, 3.891,55 metrekare yüzölçümlü taşınmazın, 103 ada 29 parsel sayılı 5.191,52 metrekare yüzölçümü taşınmazın ve 103 ada 30 parsel sayılı 8.069,09 metrekare yüzölçümü taşınmazın, ''fındık bahçesi'' vasfı ile 24080 hisse kabul edilerek payları oranında ... ve müşterekleri adına tesciline, 527 ada 2 parselin kadastro tespitinin iptali ile, 783,87 metrekare yüzölçümlü taşınmazın ''tarla'' vasfı ile 24080 hisse kabul edilerek, payları oranında ... ve müşterekleri adına tesciline, 527 ada 1 parselin kadastro tespitinin iptali ile, fen bilirkişisi 06.03.2015 havale tarihli raporuna ekli krokide 527 ada 1 nolu parselde (1A - 1B - Y3) olarak belirtilen (65.12- 165.18-190.46) toplamı 420.76 metrekare miktarındaki alanın 527 ada 1 parselden ifrazına ve 527 adanın son parsel numarası verilerek "tarla" vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişi raporuna ekli krokide 527 ada 1 nolu parselde (1A-1B-Y3) olarak belirtilen (65.12 - 165.18 - 190.48) toplamı 420.76 metrekare miktarındaki alanın, ifrazından sonra kalan alanın 518.87 metrekarelik yüzölçümüyle ve "tarla" vasfıyla 24080 hisse kabul edilerek, ... ve müşterekleri adına tesciline ilişkin önceki karar, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/1210 Esas ve 2019/5058 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece, dava konusu taşınmazların davacıların dayanakları olan tapu kaydının kapsamında olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu, ne var ki, davacıların dayandıkları Eylül 1314 tarih ve 5 sıra numaralı sicilden gelen Aliefendioğlu, Kalebeç oğlu ve tarikiam sınırlı tapu kaydının, taşınmazları tamamen çevrelemediğinden miktarı ile geçerli olduğu açıklanarak, 30 sayılı parsel sınırlarında bulunan ... ve tarikiam sınırları esas alınmak suretiyle kaydın miktarının 459 metrekare olduğu göz önüne alınarak kapsamının 30 parsel içinde belirlenmesi, bu taşınmazın miktar fazlası olan bölümü ile diğer taşınmazlar bakımından zilyetlik araştırması yapılması, bu kapsamda, zilyetliğin öncesinde kimde olduğu, kimden kime intikal ettiği, başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi husularında mahalli bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınması, beyanların çelişmesi halinde yüzleştirme yapılarak, tespit tutanakları içeriğine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde sağ olan tespit bilirkişileri dinlenilerek çelişkilerin giderilmesine çalışılması, ziraatçı bilirkişiden, taşınmazların fotoğraflarının da yer aldığı, mevcut ve geçmişteki nitelikleri, üzerlerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, ne kadar süredir ne şekilde kullanıldıkları hususlarında komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir ayrıntılı ve gerekçeli raporlar alınması, ayrıca, dava konusu taşınmazların kamulaştırılan bölümleri yönünden kamulaştırma haritaları uygulanarak dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadıklarının belirlenmesi, böylelikle keşfi takibe ve denetime uygun rapor tanzim ettirilmesi, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2016/1210 Esas ve 2019/5058 Karar sayılı ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, davacıların dayandıkları Eylül 1314 tarih ve 5 sıra numaralı tapu kaydının miktarının 459 metrekare olduğu göz önüne alınarak kapsamı 30 parsel içinde belirlenerek bu taşınmazın miktar fazlası olan bölümü ile diğer taşınmazlar bakımından zilyetlik araştırması yapıldığı, mahallinde dinlenen tutarlı yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, dava konusu 527 Ada 1 ve 2 nolu parseller ile 103 Ada 26 - 27 - 29 - 30 nolu parsellerin öncesinde bir bütün olduğu ve bu arazilerin doğudaki dereye kadar devam ettiği, arada başka kişilere ait arazinin olmadığı, 527 ada 1 ve 2 parsel numaralı taşınmazların üzerindeki kayaların çıkarılmasıyla 103 Ada 26-27-29-30 nolu parseller ile arasında büyük bir kot farkının oluştuğu, eskiden bütün olan bu arazilerin 20 yılı aşkın bir süre boyunca davacıların murisi ... tarafından fındıklık olarak malik sıfatıyla kullanıldığı, ölümüyle mirasçıları tarafından tespit tarihine kadar kullanılmaya devam edildiği, mirasçılar arasında usulüne uygun olarak bir miras taksiminin yapılmadığı, 527 ada 1 ve 2 parsel numaralı taşınmazların tespit malikleri olan ... ve ...'ın dava konusu taşınmazlarda hiç bir zaman kullanımlarının olmadığı " gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Trabzon ili, Of ilçesi, ... mahallesi 103 ada 26,27,29 ve 30 parsel sayılı taşınmazlar ile 527 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, kadastro tutanaklarındaki vasıf ve yüz ölçümü ile ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve dahili davalı ... mirasçısı tarafından temyiz edilmiştir.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında dahili davalı ... mirasçısının tüm ve davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında, davacıların dayandığı tapu kaydı taşınmazları tamamen çevrelemediğinden, miktarı ile geçerli olduğu ve 30 sayılı parsel sınırlarında bulunan ... ve tarikiam sınırları esas alınmak suretiyle kaydın miktarının 459 metrekare olduğu göz önüne alınarak kapsamının 30 parsel içinde belirlenmesi gerektiği ifade edilmiş ve mahallinde yapılan keşif sonucu aldırılan 21.04.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunun ikinci sayfasında, tapu kapsamında kalan kısım (A) harfiyle gösterilerek tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bu 459 m2'lik kısım yönünden, tapu kaydında yazılı malikler ve paylar dikkate alınarak, geri kalan kısım yönünden ise ... mirasçıları adına miras payları oranında tespit ve tescile karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 30 parsel sayılı taşınmazın tamamı hakkında ... mirasçıları adına tespit ve tescile karar verilmesi hatalı olmuştur.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olduğu gözetilerek, fen bilirkişisinden 30 parsel sayılı taşınmazda tapu kaydına göre tescil edilecek (A) harfli kısmı ve geriye kalan zilyetliğe göre tescil edilecek bölümü gösterir ölçekli rapor ve kroki alınmalı ve bu rapor kararın eki sayılarak 30 parsel sayılı taşınmaz yönünden yukarıda açıklanan şekilde karar verilmelidir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalı ... mirasçısının tüm, davacılar vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının, Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.