Mahkûmiyet
O yer Cumhuriyet savcısının kanuni süreden sonra 29.03.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği Üst Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanunun 43,53 ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, aleyhe temyiz olmadığı halde mahkemenin sonuç cezayı artırdığına, usul ve Yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ilişkindir.
Üst Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, bozulan kararda 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmadığına, aleyhe temyiz olmadığı halde mahkemenin bozma üzerine kurulan hükümde sonuç cezayı artırdığına, usul ve Yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ilişkindir.
Sanığın olay günü şikayetçi polis memurlarına hitaben "Bak benim sabrımı taşırmayın.", "Siz kimsiniz lan.", "hepinizi sinkaf edeceğim, bu burada kalmaz." demek suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğundan, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Üst Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir.
A. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrası, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Üst Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında Üst Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.07.2024 tarihinde karar verildi.