Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Türk Hukuk Sisteminde aidiyet tespiti diye bir dava türü bulunmamaktadır. Bu tür davanın doktrinde ve Yargıtay uygulamalarında hangi hallerde açılacağı açıklanmış, ancak taraflar arasında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasının varlığı ya da kamulaştırma işlemine tabi tutulan taşınmaz üzerindeki muhdesatlar hakkında görülebileceği benimsenmiştir. Bu husus dava şartı olup bulunmaması halinde, hukuki yararın varlığından söz edilemez.
Somut olaya gelince, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu Birecik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/450-2007/419 E.K. sayılı dava dosyasının, eldeki iş bu davanın açılmasından evvel kabulüne karar verilerek sonuçlandığı, Yargıtay aşamasından geçerek 10.07.2008 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, davacının aidiyet tespiti davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, bir başka deyişle dava şartının gerçekleşmediği dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerle anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca davacının aidiyet tespiti davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde hükmü temyiz eden davalılar ... ve ...'a iadesine, 12.12.2012 günüde oybirliği ile karar verildi.