... olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, ... olarak açılan mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının talebinin Arnavutluk Mahkemelerinden verilen mirasçılık belgesinin tanınması ve tenfizine ilişkin olduğu sonucuna varılarak davanın açıldığı İstanbul 4.Sulh Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi sonucu davaya bakan İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesince işin esasına girilerek mirasçılık belgesi verilmesine dair yabancı mahkeme kararlarının tanınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç davadaki isteme ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Kural olarak; dava ve hüküm tarihindeki HUMK’nun 74. maddesi hükmüne göre mahkeme, tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışı olduğu gibi olayları anlatmak davacıya, hukuki nitelemeyi yapmak hakime aittir.
Somut olaya gelince, davacı dava dilekçesinde murisleri ..., ..., ... ve ... hakkında Arnavutluk Devleti Permet Bölge Mahkemesince verilen 16.03.2011 tarih 63 sayılı mirasçılık belgesine göre mirasçısı olduğunu, murisleri adına Türkiye'de kayıtlı bulunan gayrimenkuller hakkında işlem yapabilmek için mirasçılık belgesi verilmesini talep ettiği, delil olarak da sözü geçen mirasçılık belgesini sunduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nun 382/2-c maddesinin 6. bendinde mirasçılık belgesi verilmesi davalarına bakma görevi münhasıran Sulh Hukuk Mahkemelerine verilmiştir. Bu tür davaların Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesinin yasal olarak mümkün olmadığı kuşkusuzdur. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; mahkemece davanın mirasçılık belgesi verilmesi istemine yönelik olduğu kabul edilerek mahkemenin görevsizliğine dosyanın görevli ve yetkili İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken davanın yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkin olduğu gerekçesi ile işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 12.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.