SUÇLAR: İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği ortadan kalkan kişiyi intihara teşvik, silahlı çıkar amaçlı suç örgütü kurup yönetmek, kurulmuş örgüte üye olmak, hiyerarşik yapıya dahil olmaksızın çıkar amaçlı suç örgütüne yardım etmek suretiyle üyesi olmak, tefecilik, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, yağma, ölümle tehdit, ruhsatsız silah taşıma ve bulundurma, ruhsatsız silah mermisi bulundurma
Beraat, mahkumiyet, suç teşkil eden ve suçta kullanılan bir kısım suç eşyalarının zoralımı.
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ve ...'ın savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, tamamlanan yağma suçlarından hükmedilen cezaların süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ... hakkında, çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve tefecilik suçlarından kurulan hükmün, sanığa mahkemece atanan ve 17.10.2008 günlü oturumda birlikte savunma yaptığı Av. ...'ya 09.08.2011 gün 2008/262 - 2011/184 sayılı kararın tefhim edildiği, ayrıca adı geçen sanığa da 20.11.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, sanık ...'ın çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve tefecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri için yasal süresi içinde temyiz talebi bulunmadığından tebliğnamenin birinci paragrafındaki görüş benimsenmemiş,
Sanık ... hakkında intihara teşvik suçundan, sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma, sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma ve sanık ... hakkında ...’a yönelik yağma suçlarından 5271 sayılı CMK 170 ve 225/1. maddeleri gereğince usulünce açılmış kamu davası ve hükümler bulunmadığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının adı geçen sanıklara yönelik temyiz taleplerinin ve yakınan ...'nün, 5271 sayılı CMK'nun 237 ve 238 maddelerine göre, usulüne uygun şekilde başvurarak katılan sıfatını kazanmaması nedeniyle hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca, temyiz istemlerinin; hükmedilen cezaların sürelerine göre sanıklar ..., ..., ... ve ... ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince vaki taleplerinin REDDİNE,
I- Sanık ...'ın yakınan ...'e yönelik yağma; sanık ...'ın yakınan ... ve ... ...'a yönelik yağma ; sanık ...'in yakınan ...'e yönelik yağma; sanık ... ...'in yakınan ...'e yönelik yağma; sanık ...'in yakınan ...'e yönelik yağma; sanık ...'un yakınan ..., ...'ya yönelik yağma; sanık ...'ın yakınan ...'ya yönelik yağma; sanık ...'in yakınan ...’a yönelik yağma; sanık ...'ın yakınan ... ve ...'a yönelik yağma;sanık ...'ın mağdur ... ve ... ...'a yönelik yağma; sanık ...'ın yakınan ..., ..., ... ve ... ...'a yönelik yağma; sanık ...'ın yakınan ...'a yönelik yağma; sanık ...'ın yakınan ... ve ...'e yönelik yağma; sanık ...'ın yakınan ..., ..., ... ve ...'e yönelik yağma; sanık ...'ın yakınan ...'e yönelik yağma; sanık ...'ın yakınan ... ve ...'ya yönelik yağma; sanık ...'ın yakınan ... ve ...'e yönelik yağma; sanıklar ... ve ...'in ...'a yönelik yağma ve sanık ... hakkında silahlı suç örgütüne üye olma suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağma eyleminden; sanıklar ..., ...'ın ...'a yönelik yağma eyleminden ; sanıklar ..., ... hakkında yakınan ...'ya yönelik yağma eylemi; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağma eylemi; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağma eylemi; sanıklar ..., ..., ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma eylemi; sanıklar ..., ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağma eylemi; sanık ... hakkında yakınan ..., ... ve ...'e yönelik yağma eylemleri; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma eylemi; sanıklar ..., ... hakkında yakınan ...'a yönelik tehdit eyleminden; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında yakınan ...'na yönelik yağma eyleminden; sanık ... hakkında yakınan ...'na yönelik yağma eyleminden; sanık ... hakkında yakınan Asker ... ve ...'a yönelik yağma eyleminden; sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ... ...'a yönelik yağma eyleminden; sanık ... hakkında ...'a yönelik yağma eyleminden; sanıklar ... ve ...'ın ruhsatsız silah taşıma eylemlerinden; sanıklar ... ve ...'ın ruhsatsız silah bulundurma eylemlerinden; sanık ...'in ruhsatsız silah mermisi bulundurma eyleminden; münhasıran suç teşkil eden ve suçta kullanılan bir kısım suç eşyalarının zoralımına ilişkin kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanık ... hakkında, yakınan ...'ya ve ...'a yönelik yağma eylemlerinin var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak, işyerinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1-(d)-(f). maddesi ile hükümler kurulması gerekirken, anılan Yasanın 149/1-(c)-(f). Maddesi ile uygulamalar yapılması; sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma eyleminin var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak, silahla gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1-(a)-(f). maddesi ile hüküm kurulması gerekirken, anılan Yasanın 149/1 (c)-(f).maddesi ile uygulama yapılması; sanıklar ..., ..., ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma eyleminin ve sanıklar ... ile Şirin Aras'ın yakınan ... ...'a yönelik yağma eylemlerinin işyerinde/konutta (adı geçen sanıkların ... ...'a yönelik eylemde), birden fazla kişi ile birlikte, var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; haklarında ayrı ayrı 5237 sayılı TCK.nun 149/1. maddesinin (c), (f). bentleri ile birlikte (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; kurulan gerekçeler karşısında ; sanık ...'ın yakınan ...'a yönelik yağma eylemini sanık ... ile birlikte gerçekleştirdiği halde, Mahkemece örgüt lideri olarak sorumlu tutularak buna göre hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından; sanıklar hakkında tefecilik suçundan uygulama yapılırken suçtan zarar görenin Hazine olması ve birden fazla kişiye karşı işlendiği gözetilmeden zincirleme tek suç kabul edilip, 5237 sayılı yasanın 43. maddesi gereğince ceza artırımı yapılmaması karşı temyiz olmadığından; bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün kısmen istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında silahlı çıkar amaçlı suç örgütü kurup yönetmek suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında silahlı çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, TCY'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmalarının ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY'nın 53. Maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, "Sanıkların, TCY'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına;' aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına," cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... haklarında suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan; Sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ... hakkında tefecilik suçundan; sanık ... ... hakkında yakınan ... ... yönelik yağma suçundan kurulan hüküm ; sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma suçundan kurulan hüküm;yakınan ...’a yönelik ... hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm; yakınan ...’e yönelik sanık ... hakkında kurulan yağma suçundan; yakınan ...’a yönelik sanık ... hakkında kurulan yağma suçundan kurulan hüküm; yakınan ...’a yönelik sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hüküm; yakınan ...’e yönelik ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hüküm; yakınan ...’e yönelik ..., ... hakkında yağma suçundan kurulan beraat; yakınan ...’e yönelik ..., ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan beraat; yakınan ...'a yönelik sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan beraat hükmü; sanıklar ... ve ... hakkında ...’na yönelik tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında hiyerarşik yapıya dahil olmaksızın çıkar amaçlı suç örgütüne yardım etmek suretiyle üyesi olmak suçundan; sanık ...'ın 5237 sayılı Kanunun 220/5. Maddesi yollamasıyla örgütün diğer üyeleri tarafından yakınanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...’a karşı gerçekleştirilen eylemlerden cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
1- Yakınan ...'na yönelik sanıklar ... ve ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde;
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır.
hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin;dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar.
Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise, 5271 sayılı CYY.nın 230. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre sırayla; a)İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu, b)Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri, c)Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi, d)Cezayı ağırlatan ve hafifleten yasal ve değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler, e)Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir. Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CYUY.nın 308/7 (5271 sayılı CYY.nın 289/1-e) maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında;
Anayasa'nın 141,5271 sayılı CMK’nun 34,230,232 ve 289.maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanıkların eylemlerinin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık ...'ın 5237 sayılı Kanunun 220/5. maddesi yollamasıyla örgütün diğer üyeleri tarafından yakınanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a karşı gerçekleştirilen eylemlerden cezalandırılmasına ilişkin hükümde ise;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.07.2008 gün 2008/41-2008/196 sayılı iddianamesinde; sanık ... hakkında çıkar amaçlı suç örgütü üyesi olma ve örgüt adına suç işleyen sanıkların gerçekleştirdikleri eylemler nedeniyle “5237 sayılı TCK'nun 149/1-(a)-(c) ve (f) maddesi gereğince toplam 94 defa” cezalandırılmasının istendiği, suç örgütü üyesi olan sanıkların mağdurlara yönelik eylemleri uygulanması istenen sevk maddesinde açıkça gösterilmeden adı geçen sanık hakkında cezalandırılmasının istendiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK 170 ve 225/1.maddeleri gereğince usulünce açılmış kamu davası bulunmadığı gözetilmeden yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi;
3- Yakınan ...’a yönelik ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde:
Sanık ...’un, aynı eylem nedeniyle hükümlülüğüne karar verilen ağabeyi ...’un, yakınana verdiği 5.000 TL karşılığında, 13.000 YTL bedelle senet aldığı ve tefecilik suçunu gizlemek için araç satış sözleşmesi düzenlediği, vadesi gelen borcu ödeyemeyen yakınanın, borcunu 50.000 YTL'ye çıkartıp, bu parayı tahsil etmek için gerek ...’un gerekse sanık ...’un, örgütün korkutucu gücünden yararlanarak ölümle tehdit ettikleri, sanık ...’in, ağabeyi ....’in eylemine başından beri bilerek katıldığı ve eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde tehdit suçundan hükümlülüğüne karar verilmesi;
4-Yakınan ...’e yönelik sanık ... hakkında kurulan yağma hükmünde ise;
Yakınan ...’in, 05.09.2007 günlü kolluktaki detaylı anlatımında 2006 – 2007 yılı içerisinde sanık ...'dan değişik tarihlerde toplam 250.000.-YTL borç para aldığı bu paraları süresinde ödeyemeyince %20 'yi geçen oranlarda aylık olarak faiz uygulayıp, tarafların anlaşmış oldukları senet bedelinin çok üzerinde paranın tehdit edilerek talep edildiği bu kapsamda, sanık ... ve örgüt üyeleri tarafından işyerinin kurşunlandığı, yakınanın ve ailesinin ölümle tehdit edildiği, bu eylemlerin ..., ... ve ... tarafından yapıldığı, hatta iki kez işlettiği fırına gelip ölümle tehdit ettikten sonra, kasada bulunan 26.500.-TL'lik iki adet çeki alıp sanık ...'i de alacaklı gösterip, icra yoluyla tahsile geçtiklerini, bu kapsamda gayrimenkullerine, taşıtlarına ve banka hesaplarına tedbir konulduğunu ifade ettiği yargılama safhasında Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesinde talimat ile alınan ifadesinde ise sanık ... 'in diğer sanıklar tarafından işyerinden tehdit ile aldıkları senetleri tahsile koyması dışında diğer sanıkların yağma eylemlerine katıldığına ilişkin yakınanın beyanları açıklattırılmadığının anlaşılması karşısında; sanık ... ile yakınan yüzleştirilip duraksamaya yer vermeyecek şekilde adı geçen sanığın, diğer sanıklar ile birlikte yağma eylemlerine katıldığı kesin olarak belirlenmesinden sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
5- Yakınan ...’a yönelik sanık ... hakkında kurulan yağma hükmünde ise ;
a) Kayseri’de sebze halinde komisyonculuk yapan yakınan ...’un, arkadaşı olan ...’ın sanık ...’a olan borcunu ödemesi amacıyla 12 adet toplam 120.800 YTL'lik hatır çeki verdiği, çeklerin bir kısmının yakınan tarafından ödendiği ancak geri kalanının ödenmemesi nedeniyle yakınan ... ile sanık ...’ın bir araya gelip, ...’ın bakiye kalan 100.000 lira borcunun süresinin uzatılması ve yakınana ait çeklerin iade edilmesi karşılığında,yakınanın sanığa toplam 162.000 YTL'lik üç adet senet imzalayıp verdiği, senetlerinde süresinde ödenmemesi üzerine, sanık ...'ın yakınan ...'u “ parayı ödemez isen çocukları üzerine gönderirim, kendini ölmüş sayarsın, kafana tabancayla sıkarım, karını dağa kaldırırım” diyerek tehdit etme eyleminde; sanık ile yakınan arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanı ile anlaştıkları bedel üzerinden alacak ve borç ilişkisine girdikleri, sanığın senetler üzerinde ve yakınan ... ile anlaştıkları ve ödenmeyen bedeli tahsil amacıyla tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK.nun 150/1. maddesi yollaması ile aynı yasanın 106/2-d maddesine uyan tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
b) Kabule göre de; sanık ... hakkında, yakınan ...'a yönelik yağma olarak vasıflandırılan eyleminin var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nun 149/1. maddesinin (c) bendi ile uygulama yapılması,
6-Yakınan ...’a yönelik sanık ... hakkında kurulan yağma hükmünde ise ;
a)... Turizm isimli işyerinin sahibi olan yakınan ...'ın mali yönden sıkıntıya girdiğinde tefecilik yaptığını bildiği sanık ...'a 25.000.- TL'lik çek verip karşılığında %10 komisyonla 22.500 TL nakit para aldığı, çeki vadesinde ödeyemeyince sanık tarafından telefon edilmek suretiyle ölümle tehdit edildiği, sanık ile yakınanın rızai olarak karşılıklı alacak borç ilişkisine girdiği, yakınanın suç konusu çekin düzenlenmesi sırasında cebir, şiddet ve tehdide maruz kalmadığı, adı geçen sanığın hukuka uygun şekilde elinde bulundurduğu ve süresinde ödenmeyen çekin tahsili amacıyla adı geçen yakınanı tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK.nun 150/1. maddesi yollaması ile aynı yasanın 106/2-d maddesine uyan tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
b) Kabule göre, sanık ... hakkında, yakınan ...'a yönelik yağma olarak vasıflandırılan eyleminin var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nun 149/1. maddesinin (c) bendi ile uygulama yapılması,
7-Sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağma suçundan kurulan hükme gelince;
Yakınan ...'ın 25.09.2007 günlü kolluk tarafından alınan ifadesinde: 13.000.YTL karşılığı bir aylık %20 faiz ile 15.500.-TL senedi teslim alınmasının ardından, ekonomik bakımdan sıkıntıda bulunması nedeniyle sanık ...'den bir hafta sonra da 10.000.-TL karşılığı % 20 faiz uygulaması ile 12.000.-TL'lik senet verdiğini,adı geçen sanığın bu parayı akrabası olan ve aynı zamanda kendisi gibi tefeci olan ... isimli sanıktan aldığını, sanık ...'in paranın vaktinde ödenmesi için telefon açtığında öğrendiğini, yüksek faiz uygulaması karşılığı sanıklardan aldığı paraları vadesinde ödeyemeyince ortağı bulunduğu Alya Teks. isimli firması adına, ... Argıncık Şubesinden sanık ...'in yardımıyla para çektiğini, bu amaçla sanık ...'in kendisine kefil olduğunu ve 75.000.-TL'lik krediyi çektikten sonra, paranın sanık ...'in ortağı olduğu ........ Şubesindeki hesabına gönderildiği, Kayseri İl Ticaret Sicili Memurluğu'nun 04.10.2007 günlü yazısından adı geçen sanığın (... oğlu,20.09.1973 doğumlu)... olduğunun belirlendiği, yakınanın ...'e ve ...'e olan borçlarını ödeyememesi üzerine, sanık ...'in sanıklar ..., ... ve ...'in öz abisi olduğunu belirttiği ...'in, ticari malzemelerinin bulunduğu işyerine gelip tekme ve tokat ile dövüp işyerinde bulunan 9.500.-TL. Değerindeki kumaşı zorla alıp kendisini araca bindirdikten sonra, ... tarafından “bu son şansın, yoksa seni öldüreceğim, karını dağa kaldıracağım, seni de çırılçıplak soyup ... girişine bırakacağım” diyerek tehdit edip faiz uygulaması ile sanıklardan aldığı para karşılığı düzenlenen senedin vadesinde ödenmemesi sonucu aylık %20 faiz uygulaması ile borcun tahsil edilmeye çalışıldığı ve adı geçen sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.07.2008 gün 2008/41-2008/196 Soruşturma-Esas nolu iddianamesi ile yakınana yönelik yağma, suç örgütüne üye olma, 6136 sayılı yasaya muhalefet, suçtan doğan malvarlığı değerini aklama ve tefecilik suçlarından sanık ... hakkında cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, 17.10.2008 günlü oturumda adı geçen sanığın savunmasının alındığı ve yakınan ...'ın şikayetçi sıfatıyla ifadesinin alındığı, ancak, yukarıda belirtilen yağma eylemine iştirak eden kişinin mahkemede huzurda bulunan sanık ... olup olmadığının tespitinin yapılmadığı, hüküm tarihinden sonra yakınanın Yargıtay 6. Ceza Dairesine hitaben yazdığı 22.10.2012 günlü dilekçesinde belirtildiği üzere yağma suçundan mahkum olan sanık ...'in, sanık ...'in öz abisi olan (Mehmet ... oğlu) ... olduğu, sanık hakkında haksız ceza uygulaması yapıldığının ifade edildiğinin anlaşılması karşısında; yakınan ...'ın aşamalardaki beyanları gözetilerek sanık ... ile yüzleştirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın mahkümiyetine hükmedilmesi,
8 -Yakınan ...’e yönelik ... ve ... hakkında kurulan yağmaya kalkışma hükmü; yakınan ...’e yönelik ..., ... hakkında yağma suçundan kurulan beraat; yakınan ...’e yönelik ..., ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.07.2008 gün 2008/41-2008/196 sayılı iddianamesinde 19.olay olarak anlatılan yakınan ...'e yönelik eylemde, sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç anlatımı yapılıp, 5237 sayılı TCK'nun 149/1-f maddesi gereğince ve suç örgüt kurucusu ve yöneticisi olan sanık ... hakkında da 149/1-a-c-f maddesi gereğince cezalandırılmalarının istendiği anlaşılıp yapılan incelemede;
a) Sanık ... hakkında, yakınan ...'e yönelik yağma suçundan 5271 sayılı CMK'nun 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yöntem ve biçime uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
b) Yakınan ...'in kardeşi yakınan ... ile birlikte telefon alım satımı yaptığı arkadaşı yakınan ...'in, tefecilik yapan sanık ...'dan faiz ile 10.000.-TL para aldığı ve 4 taksit halinde 3.750 'şer YTL olarak ödeme yapacağını belirtip, kefil olmasını istemesi üzerine, bedelsiz olarak düzenlenen senede kefil olarak imza attığı, tefe yoluyla para verildiğinin anlaşılmaması içinde; hayvan alım satımı yapılmış gibi sözleşme yapıldığı, asıl borç sahibi ...'in vade tarihinde borcu ödeyemeyip il dışına çıkıp kaçınca, senedin tahsili için sanık ...'ın yakınan ...'in senede kefil olmasından dolayı borcun ödenmesi için adı geçen yakınanın işyerine gelip ödeme yapmasını istediği, sanık ...'dan asıl alacak sahibi olan ... ile görüşmek isteyen yakınan ...'e “gelmez ise ne olur lan, bu borç ödenecek” deyip bağırarak dışarı çıktığı ve beş dakika sonra bu ... yanında ... ve 20 kişi olduğu halde gelip “siz kim oluyorsunuz borcu ödemiyorsunuz, bize kafa tutuyorsunuz, bu borç s.. s.. ödenecek, bizimle devlet başa çıkamıyor” diyerek, senede bağlı ödenmeyen alacağın tahsili için tehdit edip, işyerinde bulunan yakınanlar ... ve ...'i bıçak ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları ve bedelsiz olarak düzenlenen senedin üzeri 20.000.-TL olarak düzenlenerek, sanık ... tarafından Kayseri İcra Müdürlükleri aracılığıyla yasal takibe geçildiği, yakınan ...'in kabul ettiği ve rıza gösterip boş olarak düzenlenen bir borç senedinin üzeri doldurularak, tahsil edilmesi amacıyla birden fazla kişi tarafından ölümle tehdit edildiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar, ... ve ... 'ın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK.nun 150/1.maddesi yollaması ile aynı yasanın 106/2-a-c-d maddesine uyan tehdit ve 86/2-3-e maddesindeki silahla kasten yaralama suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, sanık ...'ın yağmaya kalkışma suçundan mahkumiyetine, sanıklar ... ve ...'ın beraatine karar verilmesi,
c) Oluş ve dosya içeriğine göre, aynı işyerini kardeşi ... ile birlikte işleten ...'i abisi ...'in asıl borçlusu tarafından ödenmeyen senedin kefil sıfatıyla sorumlu olduğu borç nedeniyle, sanık ...'ın suça teşviki ile sanıklar ... ve ... ile kimliği tespit edilemeyen 20 kişi tarafından alacağın ödenmesi amacıyla ölüm ile tehdit edilip bıçak ile basit tibbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralama şeklinde subut bulan tehdit ve yaralama eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK.’nun 150/1. maddesi yollaması ile aynı yasanın 106/2-a-c-d maddesine uyan tehdit ve 86/2-3-e maddesindeki silahla kasten yaralama suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesi,
9- Yakınan ...’a yönelik ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde ise;
Yakınan ...'ın Kayseri ilinde sebze-meyve komisyonculuğu yaptığı bir arkadaşına verdiği hatır çeklerinin ödenmemesi ile tefecilik yaptığını bildiği sanık ...'tan ilk aşamada 50.000.-YTL borç aldığı, ancak devam eden süreç içerisinde vadesinde borcunu ödeyemediği için borcunun sürekli katlandığı, sanık ...'ın suç örgütünün korkutucu gücünden de yararlanarak, kendisi ve örgüt üyesi olan ve aynı zamanda akrabalarıda olan ..., ..., ... ile birlikte ölümle tehdit etmeleri nedeniyle de sanıklar tarafından yüksek oranda faiz uygulanarak artırılan borca, yakınanın korkusundan itiraz edemediği, borcun sanık ... tarafından uygulanan yüksek ve haksız faiz sonucu 600.000.-YTL'ye çıkarıldığı, yakınan tarafından yapılan ödemelerin genel borç toplamından indirilmediği, ödenen senetlerin yakınana iade edilmediği, sanıklardan korkarak Kayseri ilini terk eden yakınanın ikametinde bıraktığı eşini, suç örgütü üyesi olan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın müşterek konuta giderek, paranın tahsili için ölümle tehdit ettikleri, kendisine veya ailesine suç örgütü üyesi olan sanıklar tarafından zarar verilebileceğinden korkan yakınanın, ... isimli arkadaşından temin ettiği 15.000.-YTL'lik hatır çekini adı geçen sanıklara verdiği, bu çekin daha sonra adı geçen yakınan tarafından ödendiği ancak iade edilmediği, çek ...'ın sanık ... tarafından çekin ikinci defa ödenmesi için ölümle tehdit edildiği, ...'ın da korkması nedeni ile toplam 17.000.-YTL'lik üç adet senedi sanık ...'a verdiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçunun oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
10-Sanık ... hakkında hiyerarşik yapıya dahil olmaksızın çıkar amaçlı suç örgütüne yardım etmek suretiyle üyesi olmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık ... hakkında hiyerarşik yapıya dahil olmaksızın çıkar amaçlı suç örgütüne yardım etmek suretiyle üye olma suçu yönünden hüküm tarihinden sonra 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 6352 sayılı Yasanın 85. Madde yollamasıyla değişik 5237 Sayılı TCK'nun 220/7.maddesi gereği adı geçen sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesi lüzumu,
11-Sanıklar ..., ..., ...,, ... hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Faiz ya da başka isim altında, kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verme veya ticari ilişki neticesi düzenlenen kambiyo senedini, vadesi gelmeden, üzerinde yazılı miktardan daha az bir miktar para karşılığı alınması şeklinde oluşan eylemin, borç adı altında alınan paranın alınması veya kambiyo senedinin vadesinden önce düşük miktarda alınması anında suçun oluştuğu, sanıklar ..., tefecilik suçu kapsamında verilen paraların hukuka aykırı olarak cebir şiddet ve tehdit ile tahsili aşamasında etkin oldukları gözetilmeden, oluşan suça iştirakları karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması;
12-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,, ..., ... haklarında suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
a)Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama kavramı, yasa dışı yollardan kazanılan gelirin değerini olabildiğince kaybettirmeden, sorumluların dikkatini çekmeden yasal yollardan kullanılabilirliğini arttıracak şekilde gizleyip, yasal gerekçe kazandırıp başka yatırım araçlarına dönüştürülmesi şeklinde gelişen eylemler bütünüdür.
Ekonomik kazanç elde edilen öncül suçtan elde edilen gelirin failleri tarafından serbestçe kullanılması suç işlemeyi teşvik etmektedir. Karaparanın aklama fiilinin cezalandırılması ile faillerin daha sonraki işleyebilecekleri suçların maddi kaynağını oluşturmasını önlemektir. Karaparanın aklanma fiillerinin cezalandırılması ve suç gelirinin müsaderesiyle amaçlanan haksız gelir elde etmek için suç işlemeyi düşünen şahıslar üzerinde caydırıcı bir yaptırım olarak gözükmektedir. Bilindiği üzere, Hiçbir suç kazanç amacıyla işlenemez.
5237 sayılı yasanın 55/1. maddesi gereğince, kazanç müsaderesine hükmedilebilmesi için suç yoluyla elde edilen kazancın belirlenmesi, tabiatıyla böyle bir belirlemenin mümkün olmadığı hallerde de zor alım kararı verilemez. Kısmi tesbit varsa, ancak o müsadere olabilir. Zor alımın konusunu oluşturan kazanç suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi yada dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançlardır.
Ekonomik çıkar sağlamak amacıyla işlenen suçlarda, suçun işlenmesi suretiyle veya dolayısıyla elde edilen gelirler kazanç müsaderesinin konusunu oluşturmaktadır.
Zoralım konusunu oluşturan maddi menfaatin suçun sanığına iade edilmemesi gerekir. Böylelikle mağdurun ve iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları korunacak, bunlara ait maddi değerler kazanç müsaderesine tabi tutulmayacaktır.
Bir mal varlığı değerinin suç işlemekle elde edildiği belli olmakla birlikte, bunların sahibi veya zilyedin belirlenemediği durumlarda da zoralım kararı verilmelidir. Bu norm gözetilerek yapılacak değerlendirmede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, öncül suç olarak gözüken tefecilik ve yağma suçlarının işlenmesinden sonra elde edilen ekonomik gelirin sanıklar tarafından gayrimenkul alımında veya taşıt alımında kullanıldığının belirlendiği veya yakınanların gayrimenkullerinin, ticari işletmelerinin suç örgütü üyelerine devrinin sağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, sanık ...'ın tefecilik suçu ile birlikte, yakınanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a yönelik yağma suçlarından; sanık ...'ın tefecilik ve ..., ..., ...'a yönelik yağma; sanık ...'un tefecilik, ..., ..., ..., ..., ...'a yönelik yağma; sanık ...'in tefecilik ve ...'e yönelik yağma; sanık ...'ın tefecilik ve ..., ..., ...'a yönelik yağma; sanık ...'in tefecilik; sanık ...'ın tefecilik ve ... yönelik yağma; sanık ...'ın tefecilik ve ..., ..., ...'e yönelik yağma; sanık ... tefecilik ve ...'ın tefecilik eylemlerinde elde ettikleri, elde etmek için var ettikleri ve bunların değerlendirilmesi veya değiştirilmesi suretiyle ortaya çıkan kazançların suç tarihi de dikkate alınarak duraksamasız olarak saptanması sağlanıp, halen mağdurlara ait olup, ancak sanıkların veya yönlendirdikleri suç örgüt üyelerinin elinde bulundurduğu menkul ve gayrimenkullerin de tespitinin yaptırılması, gereğinde denetime olanak verecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gözetilmeden, kazanç olarak değerlendirilen mal varlıklarının (menkul, gayrimenkul, nakit, hisse senedi gibi ekonomik değerlerinin tamamı) 5237 sayılı TCK'nun 55.maddesi gereğince ayrıca söz konusu araçların (değişik marka ve modeldeki binek araçları ve nakit paranın) suçta nasıl kullanıldığı saptanmadan da 5237 sayılı TCK'nun 54. maddesi uyarınca zor alımına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı, katılanlar Girişim A.Ş ve ... T.A.Ş vekilleri, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanları ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle verilen karar 12/12/2012 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Oya Örsdemir'in katıldığı oturumda, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanı Av....; Sanık ... savunmanı Av....; sanıklar ... ve ... savunmanı Av.... yüzüne karşı, diğer sanıklar savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.