Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ile re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

2.Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi; eylemin kanuna aykırı olduğunu bilmediğine, cezanın geleceği üzerindeki etkilerinin dikkate alınmadığına ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, cadde üzerinde yürümekte olan 15-18 yaş aralığında bulunan

suça sürüklenen çocuğun elindeki poşette, önleme araması kararı ile yapılan aramada 45 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk savunmalarında; ikrarda bulunmuştur.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuğa 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca ek savunma hakkı tanınmıştır.

Suça sürüklenen çocuğun uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 45 karton kaçak sigara ele geçirilmiş olması, atılı suçu ikrarı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında eylemin sabit kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuğun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy

birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.