Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; nakil aracının müsaderesinin gerektiği ile re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
Olay tarihinde kolluk görevlileri tarafından icra edilen yol kontrolünde, önleme arama noktasına gelen ve durdurulmak istendiği sırada kaçan, ancak bir süre sonra durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki...plaka sayılı Ford Transit marka minibüste yapılan aramada, aracın zula tabir edilen ek deposunda 190 litre ulusal marker seviyesi geçersiz kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; ele geçen motorini görev yaptığı dernek için gönüllü olarak taşımakta olduğu engelli hastaların naklinde kullandığı söz konusu minibüste sarf etmek amacıyla aldığını, ticari maksadının bulunmadığını belirtmiştir.
Araca ilişkin olarak 19.06.2013 tarihli keşif sırasında beyanına başvurulan bilirkişinin, araçta uzunluğu 1.70 cm., yüksekliği 13 cm. ve eni 90 cm. olan saç ile kapatılan aracın kasasına alt kısma monte edilmiş gizli bölme bulunduğunu, bu bölmenin bir zula olduğunu, motorinin burada ele geçirilmiş olduğunu belirttiği anlaşılmakla;
Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 06.05.2020 tarihli ve 2019/17965 Esas, 2020/3689 Karar sayılı ilâmı ile suçta kullanılan nakil aracının ve araç için alınan teminatın iadesine ilişkin 12.09.2014 tarihli kararın onanmak suretiyle kesinleştiği, mahkeme tarafından da nakil aracı ile ilgili tekrar bir karar verilmediği, ortada incelenecek bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracıyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmış, 12.09.2014 tarihli karar kapsamında araç için alınan 7.000,00 TL miktarındaki teminatın mahkemece iadesinin sağlanması mümkün görülmüştür.
1.Sanığın eyleminin; a) suç tarihinde yürürlükte bulunan 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında, b) suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci maddesinin son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları kapsamında kaldığı nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümleri bir bütün halinde ayrı ayrı somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası tatbik edilmek suretiyle karma uygulama yapılması,
2.Sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, sanığın 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası gereği mahkûmiyetine karar verilmesi,
3.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.