B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2013 tarihli ve 2013/265 Esas, 2013/235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 3 yıl 6 ay hapis ve 12.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2013 tarihli ve 2013/265 Esas, 2013/235 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.06.2017 tarihli ve 2017/12522 Esas, 2017/14360 sayılı kararı ile "hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158/1. Maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2017 tarihli, 2017/243 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili Iğdır Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/75 Esas, 2019/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; savunma hakkının kısıtlanması ve uzlaştırma sürecinden haberdar edilmemesi nedeniyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanığın, 22.06.2012 tarihinde katılanı cep telefonundan arayıp, kendisini komiser olarak tanıtarak, kimlik bilgilerinin başka şahıslar tarafından kullanıldığına, bu şahıslara yönelik operasyon yürüttüklerine, kendisinin evine de polis gönderdiklerine dair sözler söylemek suretiyle, hileli hareketlerle aldattığı katılanın, kendisine ait banka hesabına 10.000,00 Türk lirası para yatırmasını sağladığı iddiası ile kamu davası açıldığı, katılanın uzlaşma teklifini kabul etmemesi nedeniyle uzlaştırma sağlanamadığı, katılan beyanı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Sanığın bozma sonrası yapılan 30.05.2019 ve 18.07.2019 tarihli duruşmalara katılıp, savunmasını yaptığı, 07.11.2019 tarihli karar oturumundan haberdar olduğu ve bahsedilen tarihte ceza infaz kurumunda bulunmadığı hâlde, geçerli bir mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmaması ve katılanın uzlaşma teklifini reddetmesinden dolayı ayrıca sanığa uzlaşma teklifinde bulunulması gerekmemesi nedeniyle sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/75 Esas, 2019/307 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.