HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2016/232 Esas, 2016/366 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıklar hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1.Mahkemece; Antalya Havalimanından İsviçre ülkesine çıkış yapmak isteyen sanıkların pasaportlarında bulunan Schengen Vizelerinin sahte olduğunun belirlendiği, alınan raporlar ve yapılan gözlem ile söz konusu sahteciliklerin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun anlaşıldığı, böylece atılı suçu işlediklerinden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu belgelerin örnekleri, seyahat belgesi inceleme ve sahtecilik tespit tutanakları, sanıkların nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; her ne kadar, yasal koşulları oluşmadığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, kısa süreli olmayan hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaları kasten işledikleri suçtan dolayı hapis cezaları ile cezalandırılmalarının kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülen husus dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülen husus dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.