Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli tarihli kararı ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyizi; hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
... ili ...ilçesinde işlediği iddia olunan iki ayrı hırsızlık olayına ilişkin... İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin yaptıkları çalışmalar sonucunda sanığın... ili ... ilçesinde yakalandığı, sanığın emniyet görevlilerince yakalandığı esnada katılan ...'a ait ... numaralı nüfus cüzdanını emniyet görevlilerine ibraz ederek kendisini ... olarak tanıttığı, yapılan araştırma kriminal raporu ile nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendiğini ve aldatma yeteneğinin bulunduğunun belirtildiği, savunmalarında atılı suçu dolaylı olarak ikrar eden sanığın bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle mahkemesince temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
1. Sanık savunması, kriminal raporu ile dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.