Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli tarihli kararı ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyizi; hükmün bozulması gerektiğine, sürücü belgesini kullanmadığına ilişkindir.
Suç tarihinde kolluk güçleri tarafından yapılan kontrolde durdurulan sanığın, aracın içerisine suça konu ... adına olan sürücü belgesini attığı, yapılan araştırmada alınan kriminal raporuna göre sürücü belgesinin orjinal olduğu, üzerindeki fotoğrafın değiştirildiği, bu hali ile aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirtildiği, sanığın savunmalarında bahse konu sürücü belgesini yolda bulduğunu fotoğrafını değiştirdiğini kabul ettiği, bu şekilde sanığın, resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle mahkemesince temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
A. Tebliğname yönünden yapılan incelemede
Mahkemece suça konu sürücü belgesi duruşmaya getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına da yazılmak suretiyle gözlem yapılmış olduğu anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden bu hususta Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın temyizine yönelik yapılan incelemede
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, sanığın başka bir suç sebebiyle yakalanıp polis aracına bindirildiği ve sürücü belgesini aracın içine attığı tarih olan 09.10.2015 günü olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve ilamda tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle daha ağır bir cezayı içeren İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/191 Esas, 2008/176 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerekirken, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/477 esas ve 2013/607 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki tekerrür uygulamasına ilişkin bölümde yer alan "...Bursa 1. ağır Ceza Mahkemesinin 2010/477 esas 2013/607 Karar sayılı ilamı ile 07/10/2009 tarihinde işlediği kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün Yargıtay'ca onanmakla 09.07.2015 tarihinde kesinleştiği, mahkememiz bu dosyasındaki suçunu 25/10/2015 tarihinde işlediği, hükmün infaz edilmeyip içtimalı olarak halen infaz edildiği, böylelikle bu ilamın..." ibarelerinin çıkarılarak yerine ''... İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/191 Esas, 2008/176 Karar sayılı kararının.." ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususu ile sanığın ikinci kez mükerrir olmayacağı hususunun da infaz aşamasında gözetilmesi,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.