B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2014 tarihli ve 2014/17845 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.

2. Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 2014/914 Esas, 2015/496 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Anılan kararın sanığın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.10.2017 tarihli ve 2017/20087 Esas, 2017/19687 Karar sayılı ilamıyla uzlaştırma kurumunun uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.

4. Uzlaşmanın sağlanamaması üzerine Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2017/932 Esas, 2018/79 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için görevsizlik kararı verilmiştir.

5. Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2019 tarihli, 2018/299 Esas, 2019/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Tebliğnamede sanık hakkında eksik araştırma neticesinde hüküm kurulduğu belirtilerek bozma yönünde görüş bildirilmiştir.

Sanığın temyizi; köyde çobanlık ve çiftçilik yaparak geçimini sağladığına, kartını ...a borç öteleme işlemi yapması için verdiğine, Mete'nin dolandırıcı olduğunu bilmediğine ilişkindir.

1. Ankara ilinde ikamet eden katılanı suç tarihi olan 14.05.2012 günü arayan meçhul kişinin kendisini emniyet mensubu olarak tanıtarak para göndermeye ikna ettiği, katılanın sanık ...'in kredi kartı hesabına 2.500,00 TL lik havale yaptığı, ayrıca kendisine verilen telefon numaralarına kontör yolladığı, konuşmanın kesintisiz ve havaleler ile kontör yüklemelerinin aynı anda yapıldığı, kredi kartı hesabına yapılan havalenin başka hesaplara aktarılarak ve çekilerek kullanıldığı anlaşılmıştır.

2. Hesap sahibi ...;...ve ölen ...ın koyunlarını güttüğünü, çobanlık yaptığını, kredi kartı borcunun ödenmesi için kartını Mete Akkurta verdiğini belirtmiştir.

3. Mahkemece ...a ulaşılamaması nedeniyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

A.Tebliğname Yönünden;
Tebliğnamede sanığın savunmasında belirttiği kişilerin dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi için bozma yönünde görüş serdedilmiş ise de; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi kayıtlarında yapılan tespite göre sanığın beyanında geçen ...un gerçek kişi olduğu ve sanık sıfatıyla benzer nitelikte çok sayıda yargılama dosyasının bulunduğu, hesap sahibi Nedim ile birlikte sanık oldukları iki ayrı dosyasının daha olduğu, bu iki yargılama dosyasından birinde inceleme konusu suçta kullanılan kart numarasının, diğerinde ise sanık ...'e ait bir başka kart numarasının kullanıldığı, sanık ...'in bu dosyalarda beraat ettiği, sanığın aşamalarda istikrarlı şekilde kartları Mete ve ölen Ayhan'a teslim ettiğini beyan etmekle birlikte teslim etme sebebinin tenakuz arzettiği, şöyle ki; bir beyanında bu kişilerin hayvanlarının çobanlığını yapması nedeniyle alacağı olduğu için alacağına mukabil borçlarını ödemeleri amacıyla kartlarını teslim ettiğini belirtirken, bir başka beyanında borçlarının ötelenmesi için bu kişilerin kartlarını aldığını ve 5 aydır bu kişilerde kaldığını belirtmesi karşısında, Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamedeki bozma yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanığın Temyizi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.