Taraflar arasındaki 10 yıllık süre içerisinde, tapuya dayalı orman kadastrosunun iptali talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Verilen kararın davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuru talebinin kısmen kabulüyle mahkeme kararı kaldırılmış, kamu düzenine ilişkin hususlar yeniden düzeltilerek hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
10 yıllık süre içerisinde, tapuya dayalı orman kadastrosunun iptali ve tapu kaydındaki şerhinin silinmesine ilişkindir.
Davacı vekili 04.06.2015 tarihli dilekçesi ile; Konya ili Meram ilçesi Dere Köyü 2677 parsel sayılı taşınmazın tapulu olduğunu, orman sayılmayan yerlerden bulunduğunu belirterek taşınmazın orman sınırları içinde kalan kesiminin orman sınırları dışına çıkarılmasına, beyanlar hanesindeki “orman sınırları içinde olup, tapu iptali tescil davası açılacaktır” şerhinin silinmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; Hazine hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, Orman İdaresi hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından; hükme dayanak yapılan orman raporunun yetersiz olduğu, taşınmazın evveliyatı ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, kurumlarının harçtan muaf olduğu halde aleyhlerine karar ve ilam harcına hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini hususlarında istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu tespit edildiğine, tapulu taşınmazın orman idaresince kamulaştırma yapılmaksızın ağaçlandırılmasının o yere orman niteliğini kazandırmayacağına, ancak davaya konu taşınmazın ağaçlandırılan bölümünün orman olarak kullanılmak üzere kamulaştırılması olanağı bulunduğu gibi, Hazine tarafından Hazine adına kayıtlı taşınmazlarla değiştirilmesi (takası) yoluna da gidilebileceğine göre davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak Orman İdaresi yargı harçlarından muaf olduğu halde harç alınmasının doğru olmadığı belirtilerek davalının istinaf başvuru talebinin kısmen kabulüyle mahkeme kararı kaldırılmış, kamu düzenine ilişkin hususlar yeniden düzeltilerek hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından; bilirkişi raporlarının teknik değerlendirmeler bakımından eksik ve çelişkili olup denetime elverişli olmadığı, memleket haritası, amenjman haritası ve en eski tarihli hava fotoğrafları usulünce getirtilip değerlendirilmediği, taşınmazın eğimi, bitki örtüsü, evveliyatı ve civar araziler ile birlikte durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması halinde orman bütünlüğünün bozulup bozulmayacağı, yine dava konusu taşınmazın orman içi boşluk olup olmadığı hususları incelenmediği gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.