B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2013 tarihli ve 2012/826 Esas ve 2013/530 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

2. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2013 tarihli ve 2013/382 Esas ve 2013/395 Karar sayılı karşı yetkisizlik kararı ile dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 06.05.2014 tarihli ve 2014/4280 Esas ve 2014/5035 sayılı kararı ile Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararı kaldırılmıştır.

3. Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2015 tarihli ve 2014/276 Esas, 2015/750 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

4. Kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 19.06.2017 tarihli ve 2017/17596 Esas, 2017/15673 Karar sayılı ilâmıyla;
"Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,"

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2017/376 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiin temyizi; eksik inceleme yapıldığını belirterek verilen cezanın temyiz edildiğine ilişkindir.

1. Sanığın suç tarihinde katılanın oto pazarında satışa sunduğu 34 AH 7690 plaka sayılı aracı için 28.000 TL' ye peşin paraya anlaştıkları, 200 TL kaporanın sanık tarafından verildiği, geriye kalan parayı almak için katılanın sanığın iş yerine gittiği ve sanık ve temyiz dışı diğer sanık Yalçın ile görüştüğü ve sanığın katılana 1.500,00 Euro ile 1.400,00 TL nakit parayı katılana verdiği, katılanın diğer sanık ...a aracın devrini yaptığı, sanığın kendisinin ise bankaya giderek para çekeceğini söylediği, aracın devri 07.05.2012 tarihinde sağlandıktan sonra geri kalan 23.000,00 TL' yi bankadan sorun çıktı diyerek ödemeyip teminat olarak senet düzenlediği, katılanın sanığa ulaşamadığı ve kalan parayı da alamadığı ve ardından 09.05.2012 tarihinde aracı başka kişiye devrinin yapıldığı ve bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Ancak; sanığın tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1790 Esas ve 2009/2053 Karar sayılı ilamının yapılan UYAP sorgusunda, Mahkemenin 10.04.2023 tarihli ek kararı ile uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, bu itibarla söz konusu ilama ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın başka tekerrüre esas ilamının da olmadığı anlaşılmakla söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2017/376 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.