HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanıklar ... ve ...'in yokluğundan verilen kararın Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ olmadığı anlaşılmakla, temyiz isteklerinin öğrenme üzerine süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan vekilinin temyiz istemi, ithalatçı firma ortağı olan Filiz Topdağ (Aslan)'ın ve araç şoförleri olan sanıklar ... ve ...'un, dosya kapsamında cezalandırılmasına karar verilen diğer tüm sanıklarla birlikte hareket ederek tır muhteviyatı eşya ile ilgili olarak düzenlenen fatura ve çeki listelerini farklı düzenlemek, tır karnesi ve CMR üzerinde ilave bilgi girişi yaparak sahte belge düzenlemek ve yanıltıcı bilgi vermek, mal beyanın gerçeğe aykırı beyan edilmesini sağlamak suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri açık olmasına rağmen beraatlerine karar verilmiş olmasının hukuka uygun olmadığına ve nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiin temyiz istemi, usul ve kanuna aykırı olan hükmün temyiz incelemesinin yapılması gerektiğine, sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçuna iştirak etmediğine, TIR karnesini düzenleyen kişi olmadığına ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiin temyiz istemi, suça konu malların sanık tarafından yurda sokulmak istendiğine dair delil bulunmadığına, malların yanlış yükleme nedeniyle gönderildiğinin gönderici firma tarafından doğrulandığına, ele geçen mallarla sanığın ilgisinin bulunmadığına ilişkindir.
4.Sanık ... müdafiin temyiz istemi, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
5.Sanık ... müdafiin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, TIR karnesindeki kaşenin gerçeği yansıtmadığına, mahkemece imza incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiğine ilişkindir.
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklardan ...'un sevk ve idaresindeki, yedek şoför olarak da diğer sanık ...'nun bulunduğu MGT 1077/ VGT 1078 plakalı araçlarda yapılan aramada hiç beyan edilmeyen, farklı sayılarda, fotokopi cihazı, fotokopi makinası aksamı, optik cihaz, vitamin, cep telefonu, fotoğraf makinası, airbag, notebook ve LCD televizyonların ele geçirilmiş olup, sanık ...'ın ithalatçı firma Kopaz Elektronik Dış Ticaret Ltd. Şti'nin müdürü ve yetkili temsilcisi, sanık ... (Aslan)'ın ise Kopaz Elektronik Dış Ticaret Ltd. Şti'nin ortaklarından olduğu, sanıklar ... ve ... ile ...'in nakliyeci firmasında görevli oldukları anlaşılmakla, sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ele geçen eşyalar hakkında kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasının düzenlendiği ve eşyaların gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer aralığında" olduğu görülmüştür.
Sanık ... savunmasında, Almanya'da yaşamadığını, Almanya Hükümetinin işçi bulma kurumu tarafından Goldtrans firmasına stajyer şoför olarak çalışmaya başladığını, söz konusu firmada ilk seferi olduğunu, yanında işi öğrenmek için diğer şoför ... ile sefere çıktığını, tırda ne yüklü olduğunu bilmediğini, Goldtrans firmasının sekreterlerinin arayarak tır aracına hangi saatte nereden bineceğini söylediklerini ve başkaca bir bilgi vermediklerini, aracı ... ile birlikte Türkiye'ye gelene kadar dönüşümlü olarak kullandıklarını, Bulgar Gümrüğüne tır karnesini ve ilgili belgelerin ... tarafından verilerek işlem yapıldığını, ...'nun araçta fotokopi kağıdı olduğunu söylediğini, daha sonra Hamzabeyli Gümrük Müdürlüğüne geldiklerinde daha önce hiç tırla ilgili işlemleri gümrükte yapmadığı için Ali'nin tarifi üzerine tır karnesini gümrük görevlilerine gösterdiğini, söz konusu kaçak malların kime ait olduğunu bilmediğini, Goldtrans firmasının nakliyeci firma olduğunu beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, ithalat kaçakçılığı ile ilgili hiç birşey yapmadığını, Münihteki Goldtrans şirketindeki iki şoförden biri olduğunu, kamyonun kendilerine (Halil'e ve kendisine) Vision International Trading firmasının bir çalışanı tarafından Münih yakınlarında bir benzin istasyonunda teslim edildiğini, kamyonun mühürlenmiş ve gümrüklemesinin yapılmış olduğunu, belgelerin de o çalışan tarafından teslim edildiğini, çalışanın ismini bilmediğini, ele geçen eşyalarından haberinin olmadığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, Kopaz Elektronik Dış Ticaret Ltd. Şti'nin müdürü ve yetkili temsilcisi olduğunu, diğer sanık eşi ...'ın (Aslan) %5 lik hisse sahibi olduğunu, ofis malzemeleri ve bunlara ilişkin sarf malzemelerinin satış ve bayiliğini yaptıklarını, daha ağırlıklı olarak Almanya'daki firmalardan Türkiye'ye mal getirttiklerini, daha önceden 09.02.2010 tarihinde Almanya'da merkezi bulunan Vision firması ile sözleşme yaparak bu firmadan fotokopi kağıdı aldıklarını ve bu malların eksiksiz olarak Türkiye'ye geldiğini, yaptıkları anlaşma uyarınca ikinci parti fotokopi kağıdının Türkiye'ye gönderilmesini istediklerini, tırdan çıkan kaçak eşyalar ile firmalarının ilgisinin olmadığını, şirket olarak fotokopi kağıdı gelmesini beklediklerini beyan etmiştir.
Sanık ... Aslan savunmasında, sadece kağıt üzerinde şirket ortağı olduğunu, eşi ...'ın onu şirket ortağı sayısını tutturabilmek için şirkete kağıt üzerinde ortak yaptığını, aslında sağlık çalışanı olup, şirketle bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, KT Transport'un idarî işleri ile şoförlüğünü yaptığını, ...'i önceden tanıdıkları için kendisine sadece bir tane tır karnesi verdiklerini, diğer evrak ve belgelerin üzerinde bulunan adres bilgisi ile eşi ...'a ait olduğu görülen imzanın kesinlikle ona ait olmadığını ve bunların sahte olduğunu, Hüseyin'in bu işi kendisinin tek başına yaptığını ve bundan dolayı da suçlu olduğunu itiraf ettiğini beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, KT Transport adlı şirketin sahibi ve tek ortağı olduğunu, ...'in bürolarına gelerek kendisinden tır kiralanmasını istediğini ve kendisinin nakliye işi ayarlayıp vereceğini söylediğini, bu teklifi kabul etmediğini, ancak gerektiğinde kullanabilmesi için hazırlamış olduğu boş gümrük evraklarını kendisine verdiğini, dana sonra ise bir türlü ulaşamadığını, araç için yaptıkları sözleşmeden birkaç gün sonra ortadan kaybolduğunu, suç tarihinde de üzerinde kendisine ait tır karnesi ile yakalandığını, taşıdığı yükün ne olduğunu bilmediğini, CMR üzerindeki kaşenin ve imzanın kendisine ait olmadığını, yaptığı araştırma sonucunda yüklemesi yapılan aracın mal tesliminin İstanbul'da bulunan Kopaz Elektronik şirketi olduğunu ve sahibinin ... olduğunu öğrendiğini beyan etmiştir.
Sanık ... Savunmasında, suç tarihinde Almanya'da nakliye firması olduğunu, ... ve ...'nun da şoför olarak şirketinde çalıştıklarını, Soner isimli bir şahıs ile yaptıkları görüşme sonrasında ... isimli şahsın firmasına ait suça konu malların nakliyesini yapmak üzere anlaştıklarını, bahsi geçen tır ve dorse'ye yükleme işleminin Mannheim'de yapıldığını ve aracın Türkiye'ye gitmek üzere yola çıktığını, nasıl olduysa yolda araçta bulunan eşyanın iddianameye konu eşyalar yerine fotokopi kağıdı olduğuna dair yeni bir beyanname düzenlendiğini, bundan araç yakalandıktan sonra haberinin olduğunu, taşınacak malın gümrükleme işleminin yapılmasında herhangi bir sorumluluğu olmadığını, sorumlunun mallarını taşıdığı ... isimli firma sahibine ait olduğunu beyanda etmiştir.
Malen sorumlu sıfatıyla dinlenen dava dışı gönderici firma olan Vision adlı şirketin yetkilisi olduğunu söyleyen Soner Gökçe beyanında, araçta yakalanan eşyaların sahibi olduğunu, bu eşyaları Almanya'da kurduğu şirket aracılığı ile Bulgaristan'da bulunan Copy Grup adlı şirkete göndereceklerini ancak şoförler Ali ve Halil'in yanlışlıkla Hamzabeyli Gümrük Müdürlüğüne giriş yaptıklarını beyan etmiştir.
Bilirkişi raporlarının dosya arasında mevcut olduğu görülmüştür.
A. Sanıklar ..., ... ve Filiz Topdağ (Aslan) Hakkında Verilen Beraat Kararları ile Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Mahkûmiyet Kararları Yönünden
Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklar ..., ..., ... müdafii ve ... müdafiilerinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Sanıklar hakkında aynı 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
A. Sanıklar ..., ... ve Filiz Topdağ (Aslan) Hakkında Verilen Beraat Kararları ile Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Mahkûmiyet Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.