Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.10.2018 tarihinde üye ...'in sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 109/5. maddesinin uygulanmaması gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Sanığın mağdureyi evlenmek amacıyla kaçırmaya teşebbüs ettiği olayda, TCK'nın 109/5. madde ve fıkrasının uygulanabilmesi için bizatihi cinsel amaçla eylemin gerçekleştirilmesinde zorunluluk bulunduğu, sanığın mağdureye yönelik cinsel söz ve davranışının bulunmadığı, evlenme dışında mağdurenin cinsel amaçla kaçırıldığına dair dosyaya yansıyan herhangi bir delilin de olmadığı, evlenme amacının cinsel amaç olarak kabulü halinde TCK'nın 109/5. madde ve fıkrasının kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanması sonucunu doğuracağı bunun TCK'nın 2/3. madde ve fıkrasına aykırılık oluşturacağı, dolayısıyla evlenmenin cinsel amaç olarak kabul edilemeyeceği bu nedenle olayda 5237 sayılı TCK'nın 109/5. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, anılan nedenlerle mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.