Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde özetle; .... köyü Çağlağanbaşı mevkiinde bulunan 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini, 102 ada 1 parsel sayılı orman parseli içinde bırakılan taşınmazlarının tespitinin iptali ve kendi adlarına tescilini talep etmişlerdir.
Davalı ... İdaresi vekili cevabında; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddini istediklerini beyan etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevabında; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddini istediklerini beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulü ile, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 16.568,96 m2'lik alanın aynı adanın son parsel numarasına bir numara eklemek suretiyle davacılar Mustafa ve ... adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 4.932,96 m2'lik alanın davacı ... adına aynı adanın son parsel numarasına iki numara eklemek suretiyle tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, 102 ada 1 parselden geriye kalan kısmın tespit gibi tesciline karar verilmesine ilişkin önceki kararın, davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.01.2018 tarihli ve 2017/10211 Esas, 2018/245 Karar sayılı ilamıyla, Mahkemece yöntemine uygun şekilde orman araştırması ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazların en eski tarihli hava fotoğraflarında dahi ormanlık alanda kalmadığı üzerinde ve etrafında orman bitki örtüsü bulunmadığı, orman asli unsurlarının yer almadığı, toprak muhafaza karakteri taşımadığı, taşınmazın komşularının kesinleşmiş şahıs parselleri olduğu, taşınmazın imar ve ihyasını tamamlamış devletin hüküm ve tasarrufunda olmayan tarla vasfında olduğu, tespit tarihinden önce 20 yıldan fazla ekonomik amaca uygun zilyetliğin her bir davacı için ayrı ayrı sağlandığı anlaşılmakla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri gereği davacılar adına ayrı ayrı tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle davanın kabulüne ve Sivas ili Zara ilçesi Yıkılgan Köyü mevcut, karara ek Fen Bilirkişisi Bolhan Budak'ın 07.07.2020 tarihli raporunda "B" harfiyle gösterilen 4.932,99 m2'lik taşınmazın Mehmet Coşun mirasçıları adına, "C" harfiyle gösterilen 7.932,099 m2'lik taşınmazın ... adına, "D" harfiyle gösterilen 8.637,224 m2'lik taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakeme Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.