SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/28 Esas, 2016/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6.000 TL ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık, suça konu nüfus cüzdanını kullanmadığını, ruhsatsız silahı da kendini korumak için bulundurmak zorunda kaldığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
Sanık vasisi, sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

1.Suç tarihinde, ... caddesi İş Bankası önünde sanığın, ... plaka sayılı araca binmek üzereyken durumundan şüphelenilmesi üzerine yapılan üst aramasında, adli emanetin 2015/545 sırasında kayıtlı... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile CZ D Compact 9x19 mm ibarel... seri numaralı ruhsatsız tabanca, 2 adet şarjör ve 73 adet 9 mm fişeğin ele geçirildiği, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarını işlediği iddia edilmiştir.

2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında tevil yollu beyanlarda bulunarak atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3.Kriminal raporda; inceleme konusu nüfus cüzdanı üzerinde gerçekleştirilen sahtecilik işleminin ibraz olunacağı şahısların ilk nazarda ve kolaylıkla dikkatini çekmeyecek nitelikte olması nedeniyle, aldatma kabiliyetini haiz olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.

4.Kriminal raporda; inceleme konusu,CZ D Compact 9x19 mm ibarel... seri numaralı ruhsatsız tabanca, 2 adet şarjör ve 73 adet 9 mm fişeğin yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğu, ancak söz konusu tabancanın vahim silahlardan olmadığı, ele geçirilen suça konu bıçağın da yasak niteliğini haiz bıçaklardan olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.

5.Mahkemesince suça konu belge duruşmaya getirtilerek incelenmemiştir.

6.Yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

7.Adli emanetin 2015/545 sırasına kayıtlı 1adet ... mm ibarel... seri nolu tabanca 2 adet şarjör 73 adet 9 mm çaplı dolu fişek ve Walther ibareli alt kısmı yırtık kılıf ve 1 adet siyah renkli REMİXON ibareli sap kısmı 11 cm olan kesici kısmı 9 cm olan bıçağın müsaderesine, aynı emanet sırasına kayıtlı 13 698211 seri nolu... adına kayıtlı nüfus cüzdanının delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, dosya arasında bulunan suça konu belge aslı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, resmi belgede olması gereken zorunlu unsurların bulunduğu, belgede yapılan sahteciliğin ilk bakışta kolaylıkla anlaşılamadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu gözlemlenmiştir.

2.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

3.Sanığın adli sicil kaydında yer alan Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/187 Esas, 2013/304 Karar sayılı ve 20.09.2013 kesinleşme tarihli ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. 6136 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç seri muhakeme usulünün uygulanacağı suçlar arasında sayılmıştır.

2.Sanığa isnat edilen 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabilecek olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/28 Esas, 2016/514 Karar sayılı kararında sanık ve sanık vasisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık vasisinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. 6136 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/28 Esas, 2016/514 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve sanık vasisinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.