Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'unun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 12.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ile 50 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine incelemeyi yapan Dairemizin 28.05.2021 tarihli ilamı ile, inşai faaliyetin alan artışı sağlayıp sağlamadığı, yapının taşıyıcı sistemini etkileyip etkilemediği, bina vasfında olup olmadığı ve kabule göre de, 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozma kararı verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ile 50 inci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve kanun aykırı olmasına, havuz yapımı dışındaki diğer imalatların dava konusu edilmemesine, havuzun eski ... getirilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
Sanığın, PVC malzeme ile kapatılmış yüzme havuzu yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkeme, tüm dosya kapsamına göre, atılı suçtan mahkumiyet kararı vermiştir.
Sanığın davaya konu edilen eyleminin iddianamede, yüzme havuzu inşa edilmesi biçiminde anlatılması ve Mahkeme kabulünde imara aykırılık olarak değerlendirilen, balkonun duvar örülerek odaya dahil edilmesi ile odaya Fransız balkon yapılması biçimindeki inşai faaliyetlerin iddianame anlatımında yer almaması karşısında, yüzme havuzu yapımının bina vasfında olmadığı ve alan artışı sağlamadığı yönündeki bilirkişi raporu da dikkate alınıp, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken, iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı dikkate alınmadan, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına da aykırılık teşkil edecek biçimde ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.