Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; nakil aracının iadesine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.

1. 28.03.2014 tarihinde, önleme araması kararına istinaden, sanığın sürücüsü bulunduğu malen sorumlu şirket adına kayıtlı çekici ve bağlı yarı römorktaki yakıt depolarında toplam 2.000 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir.

2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3.Sanığın aşamalardaki savunmalarında; malen sorumlu şirkette şoför olarak çalıştığını, aracı kontrol edip yakıtı dolu vaziyette yola çıktığını, ele geçirilen kaçak motorinden haberi bulunmadığını, kanun iadesi sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ederek dava konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemek için maddi imkânının bulunmadığını beyan etmiştir.

4.Malen sorumlu beyanında; malen sorumlu şirketin yetkilisi olduğunu, sanığın şirkette şoför olarak çalıştığını, araçta ele geçen kaçak motorinden haberi bulunmadığını, şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.

5.Suça konu motorinin kaçak olduğunu ilişkin analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.

6.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

A.Nakil Aracının İadesi Yönünden;
Sanık savunması, malen sorumlunun beyanları ve tüm dosya kapsamından, nakilde kullanılan vasıtanın kayıt malikinin üçüncü kişi durumunda bulunması ve kaçak eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında, müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında hakkaniyete de aykırı olacağı gözetilerek, nakil aracının hak sahibine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

1.Sanık aşamalarda şoför olarak çalıştığını, aracı deposu dolu olarak şirketten teslim aldığını, suçlamayı kabul etmediğini söylemesi karşısında; şirket yetkilisi dinlenilerek, araçların şoförlere yakıt deposu dolu olarak teslim edilip edilmediği, yakıtın ne şekilde temin edildiği açıkça sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumun tespiti yerine, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması,

2.Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümleri uygulanmasına karar verilirken, hiç bir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının ertelenmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Nakil Aracının İadesi Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/328 Esas, 2021/800 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/328 Esas, 2021/800 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.