Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, maluliyetinin oluştuğunu belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 112.390,42 TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, davacının kusuru olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 112.390,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediği, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve%1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, davacının kusuru olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"...Başvurucu tarafından dosyaya sunulan Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp ABD tarafından düzenlenmiş olan 17.03.2020 tarihli ve 2020/282 sayılı Raporda, başvuranın sağ ayak diz ve bileğindeki kırık ve hareket kısıtlılığı nedeniyle %5 oranında sürekli engelliliğinin oluştuğu belirtilmiş olmakla birlikte, trafik kazasının 11.07.2019 tarihinde gerçekleştiği, raporun ise kazadan 8 ay 6 gün sonra 17.03.2020 tarihinde tanzim edilmiş olduğu tespit edilmiştir. dolayısıyla anılan rapor, ilgili Yönetmeliklerde alt ekstremiteye bağlı engellilik için öngörülen, iyileşmenin durması ve son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığının tespit edilmesi koşuluna aykırı olarak, başvurucunun trafik kazasına ilişkin sekeli kalıcı ... gelmeden düzenlenmiştir. ..." şeklinde gerekçe ile maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediği, bu suretle davalı ... şirketine yapılan başvurunun da usule uygun olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepler
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun düzenlendiğini, aksi halde rapor alınması gerektiğini, ara kararla eksiklik giderilebilecekken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralan davacının uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

Davaya konu kazanın meydana geldiği 09.09.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile davacı tarafça sunulan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiş olup, İtiraz Hakem Heyetince de bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunun (TBK) 51 inci maddesinde "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 inci maddesi hükmü gereğince zarar görenin sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmiş olduğu anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince başvuru sırasında sunulan raporun karar vermeye elverişli olmadığı kabul edilmiş ise de TBK'nin 51 inci maddesi gereğince İtiraz Hakem Heyetince usulüne uygun rapor alınabileceği gibi davacıya bu yönde de süre verilebilecektir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı HMK'da hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacının tüm tedavi evraklarının dosyaya temini ile davacının bizzat muayene edilerek davacıda bulunan arazlara ilişkin uzmanların da bulunduğu Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.