İstinaf başvurusunun kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Manisa ili Akhisar ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 118 ada 1 parsel sayılı 6.817,72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ... adına; 118 ada 2 parsel sayılı 3.399,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz zeytinlik vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.

Davacılar; Manisa ili Akhisar ilçesi ... Mahallesi Kıran Mevkiinde 118 ada 2 parsel olarak Hazine adına tescil edilen taşınmaz ile bitişiğinde bulunan 6,5 dekar arazinin muris ... 'e ait olduğunu, bu taşınmazın 3.399,9 m2'lik kısmının 118 ada 2 parsel olarak ... adına kaydedildiğini, zeytinlerin malikinin ise ... olarak tespit görülüp ilan edildiğini, taşınmazın kalan kısmının ise tescil harici bırakıldığını, bu araziyi onlarca yıldır babalarının tımar ettiğini, babalarının vefatından sonra ise kendilerinin tımar ettiğini beyanla, 118 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile ... ... mirasçıları adına tespitine, zeytin ağaçlarının ...'e ait olduğu şerhinin iptaline, 118 ada 2 parselin bitişiğinde bulunan ve tespit harici bırakılan alanın tespite dahil edilerek adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Dava dilekçesinde belirtilen tescil harici bölümün 118 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğu anlaşılmıştır.

Davalı Hazine vekili; idari tahkikat tutanağından, dava konusu taşınmazı önceleri davacıların babasının tarla olarak kullandığı, babalarının ölümünden sonra 2-3 yıl boş kaldığı, hiç kimse tarafından kullanılmadığı, daha sonra davacı ... tarafından tarla olarak kullanıldığı, daha sonra davacının damadı tarafından tarlanın aralarına zeytin aşısı dikildiği, 2010 yılında davacılar arasında niza oluştuğu, henüz mahsül vermediği için toplanmadığının anlaşıldığını, taşınmazın 20 yıldan fazla ve nizasız-fazılasız kullanılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ilk keşif esnasında dinlenilen yerel bilirkişilerin taşınmazı ...'in kullandığını fakat ölümünden sonra ihtilaf doğduğunu, zeytin ağaçlarını kimin diktiğini bilmediklerini, ikinci keşif esnasında dinlenilen yerel bilirkişi ... 'ın zeytinleri ...'in diktiğini, bakımını onun yaptığını, ondan önce ... ve ... ...'in kullandığını, sonrasında yerin ... nasıl intikal ettiğini bilmediğini, yerel bilirkişi olarak dinlenilen ... 'ın yerin kimin kullanımında olduğunu bilmediğini, yine yerel bilirkişi olarak dinlenilen ... 'un yerin önce ... tarafından kullanıldığını, daha sonra kimin kullandığı ve nasıl paylaşıldığına ilişkin bilgisinin olmadığını belirttiği, dinlenen davacı ve davalı tanıklarının da benzer beyanlarda bulunduğu anlaşılmış olup, davacıların babası ... ... ile ...'in kayınpederi ... ...'in kardeş olduğu, babaları ortak murisin ... olduğu, davaya konu 118 ada 2 parselin ... tarafından kullanıldığı, sonrasında ise ... tarafından kullanıldığı, taşınmazın çekişmesiz bir kullanımının olmadığı, bu durumda eklemeli zilyetlikten de söz edilemeyeceği, davacıların en az 20 yıldan bu yana çekişmesiz ve aralıksız kullanımı ispat edemediği, dolayısıyla davacılar lehine zilyetlikle kazanım şartları oluşmadığı gerekçesiyle Manisa ili Akhisar ilçesi Gökçeler mahallesi Kıran mevkii 118 ada 1 parsele ve Akhisar Belediye Başkanlığına ilişkin talebin iş bu dosyamızdan tefriki ile Mahkemenin yeni esasına kaydına; ...'e karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; Manisa ili Akhisar ilçesi Gökçeler mahallesi Kıran mevkii 118 ada 2 parsel bakımından davanın esastan reddine, Manisa ili Akhisar ilçesi Gökçeler mahallesi Kıran mevkii 118 ada 2 parselin kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, çekişmeli 118 ada 1 parsel baştan beri dava konusu olduğundan, bu parsel hakkında karar verme görev ve yetkisinin kadastro mahkemesine ait olduğu, baştan dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen ...'in mahkemece davaya dahilinin ona dava ve taraf ehliyeti kazandırmadığı, dolayısıyla hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği; yöntemine uygun olarak uzman orman bilirkişinin de bulunduğu heyet tarafından hazırlanan asıl ve üçüncü ek raporlarda; hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların eğiminin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1/j maddesine göre %12'nin altında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, orman içi açıklık olmadığı, tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davacı gerçek kişiler yararına 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 inci maddelerine göre olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, davacıların istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, ... hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, çekişmeli Manisa ili Akhisar ilçesi Gökçeler mahallesi ... mevkii 118 ada 1 parsel ve 118 ada 2 parselin kadastro tespiti ve kadastro komisyon kararının iptali ile çekişmeli taşınmazların (miras hisseleri oranında) davacılar ... adına 3/8 hisse ile, ... adına 2/8 hisse ile ve ... adına 3/8 hisse ile tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş ve iş bu karar davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.